MSN’de ve çiftliğimizde Çinçilya üretimiyle ilgili sıkça sorulanları bu sayfada bulabilirsiniz. Eksik kaldığını düşündüğünüz herhangi bir konuda fikirlerinizi belirtmeniz her zaman mümkündür.

 

Merhaba, müsaitseniz Çinçilya hakkında görüşlerinizi almak istiyorum.

Merhaba, ilginize teşekkür ederim, buyrun siz.

Bir süredir Çinçilla üretimini araştırıyorum. Evde yapılabilir mi bu iş acaba?

Olur ama iş büyüdükçe yaşadığınız ortamda sıkıntı doğar. Bu yüzden başlangıçta müstakil bina ayarlamanız ilerde rahat etmenizi sağlar. Bodrum kat veya evin bir odasında yahut birkaç metrekarelik ortamlarda yapılan üretim hobiden öteye geçmez.

Nasıl bir ortam tavsiye edersiniz?

Nispeten sessiz sakin ortamlar tercih edilmelidir. Aşırı nemli ve gürültülü yerlerde Çinçilla üretiminden verim almak güçleşir. Kırsal kesimde üretim yapanlar şehirdeki üreticilere göre biraz daha avantajlıdır. Ayrıca üretim yapmayı düşündüğünüz binayı seçerken havadar olmasına dikkat etmelisiniz. Çinçila doğal ortamında mağara hayvanı olmasına rağmen modern üretim çiftliklerinde sabah ve akşam olduğunu bilecek kadar gün ışığı görmeleri gerekir.

Kırsal kesim hangi açılardan avantaj sağlıyor?

Çinçilya üretimini doğrudan etkileyen üç ana faktör vardır. Temiz hava, temiz su ve uygun yem. Doğal şartlarda bu 3 konuya özen gösteren üreticiler başarılı oluyorlar. Şehirdeki üreticiler de bu şartları sağladıktan sonra üretim zor değildir.

Ne kadarlık bir alan gerekir işe başlarken?

Çinçilya üretimi planlarken bina kapasitesini anlamak için metrekare başına 8 adet Çinçilya düşünebilirsiniz. Yani 10 metrekarelik bir odada 80 adet Çinçila rahatlıkla barınabilir.

İklim şartları üretimi etkiler mi?

Çinçila üretiminde kuru ve soğuk iklim idealdir . Kürk hayvanı olduğu için soğuktan pek etkilenmez ancak sıcaklık ölmelerine sebep olabilir. 38 derece olan vücut ısılarının üzerindeki bir ortam Çinçilayı öldürür. Örneğin 40 derece sıcağa maruz kalan bir Çinçilanın yaşama şansı kalmaz. Bu yüzden sıcaklık riski olan üreticilerin yaz aylarında klima bulundurmaları tavsiye edilir. 35 dereceye kadar normal yaşamlarını sürdürebilen bu hayvanların ideal ısı ortamı 10-25 derecedir. Basit tedbirlerle Türkiye’nin hemen her bölgesinde üretim yapılabilir. Çünkü sonuçta Çinçilya da bir canlıdır ve neslini devam ettirebilmek için bulunduğu ortama uyum sağlayıp üremek zorundadır.

Çinçila özel yemle beslenir gibi  şeyler okuduk. Pelet filan... Nasıl oluyor bu yem olayı?

Piyasada değişik hayvanlar için yem bulmak mümkündür. Bu yemlerin ortak özelliği tahılların ve yan ürünlerin değişik oranlarda bir araya getirilmiş olmasıdır. Her hayvanın bünyesi farklı olduğu için rasyon adı verilen bilimsel verilere göre yemler üretilir. Çinçilya için de bu geçerlidir. Yemlerin preste sıkıştırılıp granül haline gelmiş şekline ise, pelet deniyor. Yani kuzu için de, buzağı için de pelet yem var piyasada. Sıkıştırılmış yemdir peletin anlamı. Oysa üretimde verim almak için şekilden ziyade yemin içeriği önem taşır. Çinçilyanın bağırsak yapısı diğer hayvanlara oranla uzun olduğundan ot ağırlıklı beslenmeleri gerekir. Preslenip granül haline getirilmiş olan yemler bağırsaklarda suyu görünce şişer ve Çinçilanın ölümüne neden olabilir. Avrupa’daki sitelere göz atarsanız Çinçila için üretilen yem çeşitlerini görebilirsiniz ve pelet şarttır diye bir cümle bulamazsınız.

Ne yer bu hayvanlar?

Çinçilya mağara hayvanıdır ve doğal ortamlarındaki besin kaynakları da yabani bitki tohumları ile ağaç kabuklarıdır. Bu durum dikkate alındığında modern üretim çiftliklerindeki besinlerin başında kuru ot ve yonca gelir. Yem hazırlanırken de aklınıza gelen tahıl türlerinin hemen hepsi kullanılır. Arada bir elma, kuşburnu, kuru üzüm gibi tatlı meyveler verilebilir.

Peki üretici yemi ne şekilde tedarik ediyor?

Başlangıçta en az 2 aylık yemi hayvanlarla birlikte biz veriyoruz. Üretim için gerekli her türlü bilgiyi yazılı olarak alan üretici daha sonra isterse yemini kendisi de imal edebiliyor. Yemi hazırlamak zor bir şey değil. Arpa, buğday, mısır gibi tahılların belli oranlarda karışımıdır. Hayvan başına ayda 1kg yem tüketimi olan Çinçila için yem tedarik etmek zor değildir.

Üretici neden kendi yemini hazırlamak istesin ki? Siz vermiyor musunuz?

Bizde üretim için gerekli her türlü bilgi ve ekipman desteği süreklidir. Fakat uzak şehirlerdeki üreticilere biz yemi bedava versek bile kargo masrafı üreticiyi düşündürüyor. Bu yüzden kargoya ödeyeceği parayla kendi yemini hazırlaması daha ucuza geliyor. Ayrıca bazı bölgelerde tahıl ürünlerini çok uygun fiyata bulmak da mümkün oluyor. Her şey bir yana üretici içinde ne olduğunu bildiği yemi kendi hayvanına verdiği zaman kafasında herhangi bir şüphe kalmıyor. Beklenmedik bir sorun yaşadığında kabahati firmanın yemine atmaktansa, doğru teşhisi koyması kolaylaşıyor.

Çinçila üretiminde kumdan bahsediliyor. Bu kum ne işe yarıyor?

Çinçilla kedi, köpek gibi kendini yalayarak temizlenmiyor. Kafeslerinde kum banyosu adı verilen bir çekmece vardır. O çekmece arada bir açıldığında Çinçilla oraya girip yuvarlanıyor. Bu durum en çok sevdikleri şeylerden birisidir. Kumda yuvarlanmak stres atmalarını sağladığı gibi tüylerinde oluşan yağları emerek temiz ve yumuşak olmalarını sağlıyor.

Bu kum özel midir?

Çinçilla üretiminde kum seçilirken dikkat edilmesi gerekenlerin başında yağ emici özelliğe sahip olması aranır. Dere yatağından alınmış herhangi bir kumun faydası olmaz. Granit veya mermer yataklarında işlenip un haline getirilen tozlar tercih edilebilir. Bizim üreticilere verdiğimiz kum da maden yatağından geliyor.

Rahatsız edici koku olur mu üretimde?

Hayır. Memeli hayvanların ağır koku yaymasına neden olan şey idrar yoğunluğudur. Oysa Çinçilyanın yem tüketimi hayvan başına ayda 1kg ve su tüketimi de haftada bir soda şişesi kadardır. Bu yüzden iyi havalandırılan bir ortamda koku hissedilmez.

Çinçilyanın ömrü ne kadardır?

Yabancı kaynaklara bakarsanız 15 yıl yazar ortalama yaşam süresi. Fakat damızlıkta kullanılan dişi hayvanların 15 yıl yaşamasını beklemek gerçekçi değildir. Çünkü her doğum yıpranma demektir ve bir süre sonra hayvanlarda verim kaybı olur. Ticari amaçlı üretimde bir Çinçilladan 7-8 yıl verim almak normaldir. Evlerde hobi amaçlı bakılan Çinçilla 10 yıldan fazla yaşayabilir. Mesela çiftlikteki maskotumuz 8 yaşında ve gayet sağlıklıdır.

Farklı cinsleri oluyor mu bu hayvanların?

Hayır. Kürkü için üretilen Çinçilya tektir. “Chinchilla Lanigera” olarak isimlendirilir. Çinçillayı anımsatan tavşanlar vardır ancak kürk kalitesi düşük ve iri yapılıdır. Ticari amaçlı üretimde tercih edilen ırk ülkemizdeki Çinçilya türüdür.

İnternette beyaz, kahverengi, mozaik gibi renkler var, onlar Çinçilya değil mi?

Onlar da Çinçilya. 1960 yılına kadar dünyada sadece tek renkteydi bu hayvanlar. Standart renk olarak isimlendirilen orijinal rengi kürk endüstrisinde yer edinmiştir. Daha sonra genetik değişime uğrayınca farklı renkler ortaya çıktı. Mutasyon adı verilen bu hayvanlar kürkten ziyade pet shoplar için üretiliyor.

Sizde var mı değişik renkler?

Bizde sürekli bin adet bulunur. Standart renkte üretim ağırlıktadır. Her renkte Çinçila görmeniz için çiftliğimize gelmeniz yeterlidir. Üreticilerimizle birlikte toplam Çinçilya mevcudu 4 bin adet civarındadır.

Renk değişince fiyat farkı oluyor mu?

Hayır. Biz damızlık verdiğimiz üreticilere standart rengi tavsiye ederiz. İlla ki değişik renkte isteyen olursa fiyat farkı almıyoruz. Üreticilerden geriye alışımız da farklı değildir.

Çinçila pek bilinen bir hayvan değil. Fare mi, tavşan mı bunlar?

İlk görüşte fareyi anımsatabilir ancak biraz tanıyınca üste para verseler bu hayvanlara fare diyemezsiniz. Dünyada dokunabileceğiniz en yumuşak ve hafif kürk bu hayvanlarındır. Çinçila Arjantin, Kolombiya gibi ülkelerin tavşanıdır. “Chinchilla” kelimesi tavşan anlamına gelir.

Bir de kafes konusu var. Bu iş kafessiz olmuyor galiba...

Çinçilla üretiminde yeni yatırım planlarken kafes maliyetini dikkate almak gerekir. Çünkü hedeflediğiniz üretim kapasitesine ulaşıncaya kadar kafese ihtiyacınız olacaktır. Normal şartlarda kafeslerin kullanım ömrü 10 yıldır. Biz üreticiye destek olmak için yavru karşılığında yem ve kafes tedarik ediyoruz.

Kafeslerin özelliği nedir?

4 dişi ve 1 erkek hayvan için tasarlanmış olan Çinçila üretim kafeslerinde 4 oda ve bir koridor bulunur. Bu koridoru kullanan erkek hayvan her bölmeye girip çıkabilir. 2 odalı olarak imal edilen kafeslerden yan yana 2 adet koyulduğu zaman bir aile kafesi meydana geliyor. 2 odalı kafesin ölçüsü 90x52x42cm’dir. Yanına aynı kafesten bir tane daha konulduğu zaman 4 dişilik bir aile kafesinin ölçüsü 180x52x42cm oluyor.

Peki bu ölçülerde olmayan kafesler kullanamaz mıyız?

Siz nasıl ki ferah ortamlarda yaşamak istiyorsanız aynı şey Çinçilla için de geçerlidir. Dişi hayvanların bulunduğu bölümleri küçülttüğünüz zaman bu defa damızlıklarda yavrulama isteği azalır. Mevcut durumda yüksekliği 42cm ve derinliği 52cm olarak standart kafes imal eden bizden başka firma yok ülkemizde. Yüksekliği 30cm olan kafeslerde yavru verimi azalır. Hareket alanı küçük olunca bu defa hayvanlarda yağlanma artarak  kürk kalitesini düşürür. Bu da kazancı etkiler.

Kafeslerimizi kendimiz imal etmek istesek ne olur?

Damızlık hayvanlarla birlikte verdiğimiz kafeslerin aynısını veya benzerini her üretici kendisi imal etmek veya satın almakta serbesttir. Bir ailelik Çinçilya üretim kafesinin maliyeti 80 Euro civarındadır. Yeni kafes almak isteyen üreticilerin yanında, kafeslerinden memnun olmadığı için fiyat farkını ödeyerek bizdekilerle değiştirenler de oluyor.

Bu işte ideal yatırım dönemi var mı acaba? Yani yılın her mevsiminde Çinçilya almak uygun mudur?

Çinçilya üretiminde ideal yatırım dönemi sonbahar aylarıdır. Keçi-koyun gibi diğer memeliler nasıl ki sonbaharda çiftleşip ilkbaharda doğum yapıyorsa, aynı şey Çinçilya için de geçerlidir. İlkbaharda yatırım yapanlar ise biraz daha şanslı olabiliyor. Çünkü doğum mevsimi olduğundan damızlıkların çoğu yavrusuyla veya hamile olarak satılır. Birkaç aylık fark önemli değil derseniz yılın her döneminde yatırım yapmak mümkündür.

Damızlık bir dişi Çinçila yılda kaç defa doğum yapıyor?

Her dişi Çinçila için bir yıl içinde 2 defa doğum ve doğum başına 2-3 yavru normaldir. 4 dişi ve 1 erkekten oluşan aileden bir yılda 15-20 yavru almak başarı sayılır. Bir Çinçilla bazen 5 yavru da verebilir ancak yavru sayısı arttıkça doğan yavrular cılız olur ve hepsi ölebilir. Bu yüzden uzun vadeli hedef belirlerken her damızlık Çinçilyanın her doğum başına 2-3 yavru verdiği göz önünde bulundurulmalıdır.

Yavrular ne kadar sürede gelişiyor?

Bugün doğan bir yavru 2 ay annesinin yanında kalır. Daha sonra ayrı kafeslere alınır. 6 ay süreyle tek başına kalacağı kafeste büyür. 8 aylık olduktan sonra bize satılır.

Neden 8 ay? Örneğin 6 aylık olsa almıyor musunuz?

Bu iş özünde deri işidir ve Çinçilyanın derisi 8 aydan önce olgunlaşmaz. Siz ürettiğiniz yavruları satmak yerine aile oluşturmayı tercih ederseniz 6 aylık olunca bu mümkün. Çünkü Çinçila 6 aylık olduğunda çiftleşebiliyor. Eğer derisinden para kazanmayı düşünürseniz ideal dönem 8-10 aylık oldukları zamandır.

Ürettiğimiz yavruları siz mi gelip alıyorsunuz, biz mi getiriyoruz?

Ege bölgesinde biz geliyoruz. Uzak şehirlerdeki üreticilerin buraya gelmesi veya bizim gitmemiz iki taraf için de hem masraflı hem yorucudur. Bu yüzden bir kolayı bulunuyor. İsteyen üreticilere deri çıkarma işini de öğretiyoruz. O durumda canlı nakliye problemi ortadan kalkıyor. Bazı durumlarda ise, bir elemanımız üreticinin çiftliğinde deri çıkarma işlemi yaparak sadece derileri alıp dönüyor. Bir günde 40-50 adet deri çıkarabiliyor.

Canlı veya derisini satmak arasında fiyat farkı oluyor mu?

Olmuyor. Biz 8 ay ve üzerindekileri her zaman 25-30 Euro fiyata geriye alıyoruz. Çinçilyanın ürünü sadece derisi olduğu için üreticinin canlı veya deri satmasında fiyat farkı olmaz.

Ürettiğimiz yavruları veya derileri size satmak zorunda mıyız?

Hayır. Biz yavruları her zaman 25-30 Euro fiyattan topluyoruz ancak illa ki bize satın diye kimseyi zorlamayız. Ticarette karşılıklı memnuniyet esastır. Dünyanın her yerinde ham deri başına üreticiye kalan fiyat bu civardadır. Daha yüksek veren olursa, oraya satabilirsiniz. Çinçilya kürkünün vitrin fiyatına bakarak hedef koymanız gerçekçi olmaz. Her işte bir malın vitrin fiyatıyla üreticiye kalan kısmı arasında fark olur.

Anladım. Diyelim ki bu işe girmeye karar verdik. Kaç aileyle başlamak gerekir?

Bu işten beklentinize ve maddi imkanlarınıza göre değişir başlangıç sayısı. Eğer yatırım konusunda tereddütleriniz fazlaysa bir aile alıp bir yıl deneyebilirsiniz. Kısa vadede iyi para kazanmayı hedefliyorsanız en az 10 aileyle başlamak gerekir. 30 aileden sonrası ülkemiz şartlarında iyi bir kazanç sağlar.

4 dişi ve bir erkekten oluşan bir aileden bir yılda ne kazanırım?

Bir yılda 2 defa doğum ve doğum başına 2-3 yavru bu işin normali olduğuna göre bir aileden yıl içerisinde 15-20 yavru alabilirsiniz. Bu durumda kendinize yeni damızlık ayırmayıp tüm yavruları satarsanız ortalama 30 Euro’dan 500 Euro civarında bir para kazanırsınız. Eğer dişi yavruları kendinize ayırıp kapasitenizi artırmayı düşünürseniz bu rakam elinize geçmez ancak sermayeniz büyümüş olur.

Yani bir yılda amorti eder mi bu iş kendisini?

Hangi açıdan baktığınıza göre değişir amorti etmesi. Eğer bir yıl içerisinde doğan tüm yavruları satarsanız amorti eder. Bir kısmını kendinize damızlık ayırmak isterseniz bu defa hedef kapasitenize yatırım yapmış olursunuz.

Türkiye’de sizden başka alıcısı var mı bu hayvanların?

Bence siz karar verin. Örneğin 50 adet deri veya erkek yavru tedarik edeyim ben size ve bu konuda fikir beyan edenlerin önüne koyun. Yani hayvan bir yana, para bir yana durumu var mı, yok mu görün. Kim lafı dolandırıp şart öne sürerek almaktan kaçınırsa durumu tekrar gözden geçirmeniz menfaatinizedir. Varsayımlara dayanan bir kazanç vaadiyle “önce siz üretin, sonra biz alırız” demek kolaydır. Önemli olan öne sürdüğünüz mala bir bedel ödenip ödenmediğidir. Aynası iştir kişinin. Bize hayvan getirenler arasında sözleşmesi feshedilen veya noterden ihtar çektiği halde gereği yapılmayan üreticiler de mevcut. Çinçilya üretimine başka yerden hayvan alarak girmiş olmak bizimle çalışmaya engel değildir.

Anlıyorum. Geçmiş yıllarda tatsız durumlar olmuş sanırım bu işte.

Maalesef oldu. Devekuşu veya Angora tavşanında olduğu gibi Çinçila işi de gereğinden fazla abartıldı. Bu işi abartanların temel gayesi “dövize endeksli kolay ve bol kazanç” vaadiyle insanları kandırıp fahiş fiyata hayvan satmaktı. Sıra üretilen yavruları geriye almaya gelince sözleşmeler feshedildi veya şirketler ortadan kayboldu. Bu kaçınılmaz sondu. Çünkü hayali rakamlar üzerine anlaşmalar yapılmış, sözler verilmişti. Firmayla mahkemelik olan bazı sözleşmeli üreticilerin durumu, Çinçilya üretimine girmek isteyenlerin bu konuda iyi araştırma yapmaları gerektiğini göstermiştir. Piyasa fiyatları göz ardı edilerek yapılan her türlü ticari anlaşmanın hüsranla sonuçlanması kaçınılmazdır.

Mevcut durumda size Türkiye’de bu işin duayeni diyebilir miyiz?

O kadar değil tabii ama epey mücadelemiz oldu bu konuda. Biz de sözleşmeli sistemde bu işe girdik. Karşı taraf sözleşmenin gereklerine uymayınca kandırıldığımızı anladık. Bu durum Çinçilyanın kabahati değildi ve bizi daha çok hırslandırdı. Bu işi en iyi bilen olduğumuzu iddia etmiyoruz ancak ülkemizde üretimden konfeksiyona kadar olan aşamayı bir arada görebileceğiniz tek işletme burasıdır. Nihai hedefimiz Çinçila kürkünde bir marka yaratmaktır.

İyi ama sizin imzaladığınız sözleşmenin yasal yaptırımı yok muydu?

Kendi rızanızla imzaladığınız sözleşmelerde mağdur olduğunuzu iddia etmeniz biraz tuhaf olur. Mağdur olduğunuz iddiasıyla yargıya başvurduğunuzda şikayetinizin dolandırıcılık değil de “hukuki anlaşmazlık” olarak dikkate alınması durumunda cezai bir müeyyide olmaz.

Siz sözleşmeye külliyen karşısınız galiba...

Hayır. Ön yargılı olmak doğru değil. Bizde zorlama yoktur. İlla ki bir şeyler imzalayalım derseniz beklentinize uygun bir sözleşme hazırlarsınız ve inceleriz. Gerekirse biz de birkaç cümle ekleriz, olur biter. Şunu da unutmayın ki sınırsız ve ömür boyu garantiyi en büyük sigorta şirketleri dahi vermez. Bazen çekinizi, senedinizi tahsil etmeniz mümkün olmazken sadece bir (söz)leşmeyle neyin garantisini alacağınızı iyice düşünmeniz gerekir.

Türkiye’de bu konuda tek firma olduğunuzu söylüyorsunuz ama internette yaptığım araştırmalara göre başka firmalar da var.

Yanlışınız var. Türkiye’de Çinçilya üzerine kurulmuş ve faal olan tek firmayız. İnternette site açmakla firma olmak aynı şey değildir. Siz de birkaç saatinizi ayırıp site kurabilirsiniz ancak bu şirket olduğunuz anlamına gelmez.

Gerçekten bu işi yapanla, yapıyormuş gibi görünen arasındaki farkı biz nasıl anlayacağız?

Farkı anlamanızın en kolay yolu internette bulacağınız arkadaşların yanına kamerayla gitmek ve sitelerinde anlattıkları hikayenin gerçek olup olmadığını kaydetmektir. Sözünde samimi olanları test etmek için az önce verdiğim 50 adet deri veya yavru örneğini de uygulayabilirsiniz. “Kelin ilacı olsa kendi başına sürer” atasözünü araştırma yaparken aklınızdan çıkarmayın. Resmine bakarak, telefonda konuşarak veya ofiste Çinçilya muhabbeti yaparak yatırım kararı vermekten ziyade üretim ortamını yerinde görmeniz doğru karar vermenizi sağlar. Başkalarına ait çiftlik ve manken fotoğraflarını kendilerine aitmiş gibi sunarak internet sitesi veya broşür hazırlamak çok basittir. Kendi gözünüzle görmediğiniz bir üretim ve başarı hikayesine şüpheyle yaklaşmanız menfaatinize olur.

Peki bu üreticiler ne yapıyor ürettiği yavruları?

Kendilerine sormanız daha uygun. “Özel müşterimiz var” veya “anlaşmalı olduğumuz firmalar var” diyerek lafı geçiştiren olursa, niyeti sadece hayvan satmak olabilir. Oysa bu işin püf noktası üreticilerden yavruları geriye toplamak ve derisini işleyecek düzen kurmaktır. Bize Çinçilya satmak isteyen herkese kapımız açıktır. Doğrudan veya dolaylı olarak bize getirenler ve elinde başka firmayla tek taraflı feshedilmiş sözleşmesi olan üreticilerin müracaatları da karşılıksız kalmamıştır. Nitekim bizden yana şikayeti olanlar varsa, bir şekilde duyulurdu. Ticaretin mantığına göre nerde daha çok kazanç varsa herkes ürününü oraya satmak ister. Bizim bahsettiğimiz 8 ay ve üzerindeki her yavru başına 25-30 Euro’dan fazlası gerçekte var olsaydı, bizdeki üreticilerin yüksek fiyata kayması gerekirdi. Halbuki yüksek fiyat vaadiyle bu işe giren bazı üreticiler de sonradan bizi tercih ettiğine göre demek ki bahsettiğimiz çalışma şekli ve fiyatlar dünyadaki piyasa şartlarıyla uyumludur.

25-30 Euro normali olabilir ama kalite fiyatı etkilemez mi? Biz kaliteyi nasıl anlayacağız?

Çinçilya üretimi göze hitap eden bir sektördür. Dolayısıyla fazla bir uzmanlığa gerek yok kaliteyi anlamak için. Sizin gözünüze daha güzel ve bakımlı görünen hayvanlar anlayın ki biraz daha iyi fiyata gider. Standart renk diye tabir edilen sırtı kül rengi ve karnı beyaz olan tip Çinçilyanın orjinal rengidir. Doğal ortamlarında mağara hayvanı oldukları için kaya rengini anımsatırlar. Kürk kalitesini etkileyen faktörlerin başında doğru beslenme gelir. Sadece tek kritere göre kalite değerlendirilmez. Tüy parlaklığı, tüy sıklığı, hayvanın sırtındaki renk dağılımı, iri veya cılız olması gibi etkenler bir arada değerlendirilir.

Çinçilya üretimi karlı bir iş gibi görünüyor. Fakat aklımı kurcalayan soru bu işte kar marjı madem yüksek, neden çok sayıda firma yok ülkemizde?

Angora tavşanı gibi hızlı üreyen bir hayvan değildir Çinçila. Ayrıca derisi alınan hayvan yok olduğu için katlanarak artmaz her yıl kapasite. Dolayısıyla her yıl birkaç şirket kurulması söz konusu olmuyor. 10 yıl önce kurulan 6 firmanın da yanlış uygulamalar neticesinde ortadan kaybolduğu dikkate alınırsa, girişimcilerin bu işe tedirgin yaklaşması normaldir.

Bir gazete haberine göre 1 aileyle bu işe başlayan bir kişinin 10 yılda 15 bin Çinçilyası olmuş. Peki ben şimdi sizden 2 aile alsam 10 yıl sonra 30 bin adet Çinçilyam olur mu? Olursa siz bunları alır mısınız?

Şaka yapıyor olmalısınız herhalde. Her okuduğunuza inanmayın derim ben. Bu tür haberleri yalanlayan yeterince mağdur var piyasada. Çiftliğimize gelirseniz belgeleriyle göstermek mümkündür. İşin doğrusunu merak ediyorsanız, bizim tahminimize göre Türkiye’deki toplam Çinçilla mevcudu günümüzde 5 bin civarındadır. Bunun 4 bini zaten bizim kontrolümüzdedir.

Türkiye’de 5 bin civarında Çinçilya var derken nasıl bu kadar emin konuşabiliyorsunuz?

Elbette yanılmamız mümkün ama bu rakam 10 bin olmaz örneğin. NEKY ÇİNÇİLYA çatısı altında üretim yapanlar ile çiftliğimizdeki hayvan sayısı toplamının 4 bin civarında olduğunu biz ispatlayabiliriz. Eğer siz hayali başarı öyküsüyle süslenerek kendinizi kral ilan edip 3 yıl önce gazetelerde 15 bin Çinçila sahibi olarak tanıtılsaydınız başarınıza gölge düşmemesi için günümüzde 50 bin filan olmalıydı sizdeki mevcut. O durumda zaten sayılı ihracat şirketleri arasına girerdiniz. Yani 4 bin Çinçilyası olan bizim gibi fakire söz düşmezdi bu piyasada. Aşağıdaki haberler 15 yıl önce yayınlanmıştır ve o dönemdeki düzmece haberlerde bahsi geçen şahıs, mağdur ettiği kişiler tarafından bugün pek hayırlı bir şekilde anılmıyor maalesef.

Peki 5 bin Çinçila iddianızı resmi belgelere dayandırabilir misiniz?

Elbette. Türkiye’de Çinçilya üzerine kurulmuş ve faal olan tek firma olmamızın yanında 5 bin Çinçilya kapasitemiz olduğunu gösteren Turgutlu Ticaret ve Sanayi Odası’na ait “KAPASİTE RAPORU” herkese gösterilebilir. Bunun anlamı şudur. Üreticilerden topladığımız yavruları barındıracak düzenimiz olduğunu gösterir. Masa başında oturup gerçekte var olmayan bir üretim hikayesi anlatmıyoruz.

Birtakım belgeleri öne sürenler olamaz mı kendilerine göre?

Size sunulan belgelerin şeklinden ziyade içeriğini okumanız çok önemlidir. Yani adı geçen belgelerin ne amaçla verildiğine bakın. Örneğin yaş günü kutlaması için düzenlenen belgeyle Çinçilya üretimini ilişkilendirmek tuhaf olur. Gerçek faaliyetin belgeleri gümrük beyannameleri ve ihraç faturalarıdır. Bir yere üye olmakla faaliyet göstermek arasında fark vardır. Siz de gidip herhangi bir ihracatçı birliğine üye olabilirsiniz. Kurumsal kimliğe bürünürseniz o durumda mecburen herkes gibi sicil numaranız, vergi numaranız, oda kaydınız vs. olacaktır. Bunda övünülecek bir durum olmaz.

Türkiye’de mazisi pek hoş değil ama Avrupa’da bu işin durumu nedir acaba?

Avrupa’daki Çinçila derisi üretimi yılda 150 bin adet civarındadır. Kürk piyasasına yön veren başlıca merkez olan Danimarka’da satışa sunulan deri miktarları http://194.255.1.99/cgi-sas/broker.exe?_service=default&_program=appl.public.frameset.scl sayfasında vardır. Arşiv bölümünü biraz inceleyince geçmiş yıllardaki arz-talep durumlarını görebilirsiniz. Bu veriler ortadayken ülkemizde şişirilmiş bazı Çinçila haberleri işin farkında olanlara biraz komik geliyor. Örneğin 1998 yılında yayınlanan bir röportaja göre değerli girişimcimiz 2000 yılında tek başına(!) 150 bin adet Çinçila derisi ihraç edecekmiş. Yorum yapmak bile gereksiz.

Kürk karşıtı gruplar bu işe ne diyor?

Etki-tepki meselesidir netice itibarıyla. Biz bu hayvanları üretmemiş olsak, ortada tepki verecek bir durum da olmayacaktı. Sağduyulu bir yaklaşımda bizim doğal hayata katkımız olduğu anlaşılır. İlla ki eleştirmek isteyenler de kendisine göre sebep bulur ancak bizim hayvan sevmediğimiz iddia etmek kadar saçma bir şey olamaz. Hayvanı sadece tabakta sevmediğimizi gösteren en güzel kanıt 4 bin civarında Çinçilyanın bizim emeğimizle hayat bulmasıdır. Avrupa’da bu iş kültür hayvancılığı kapsamında değerlendiriliyor.

Bir Çinçila kürkü için kaç deri kullanılıyor?

Çinçila kürkündeki ölçüye ve tasarımın şekline göre değişir kaç deri kullanıldığı. Çiftliğimizde görebileceğiniz mont şeklinde olan kürke 50 adet kullanılmıştır ve vitrin fiyatı 3-4 bin Euro civarıdır. Eğer Bülent Ersoy’daki gibi omuzdan topuklara kadar olan bir kürk tasarlanırsa 100 adet civarında deri kullanılır.

Sadece kürk yapımında mı kullanılıyor Çinçila derisi?

Hayır. Bizim piyasa araştırmalarımıza göre bayan çantası, koltuk kılıfı, yatak örtüsü, antika süslemeler, hatıralık, reklam amaçlı eşantiyonlar gibi kullanım alanları var. Mesela geçenlerde bize gelen teklifte lüks bir otelin süitlerindeki aynalara yapılan kadın figürlerine taç olarak Çinçila derisi düşünülüyordu.

Eti yenir mi bu hayvanların?

Ülkemizdeki üretim kapasitesi dikkate alındığında etini değerlendirmek mümkün değildir. Zaten kemik ve bağırsaktır yapı olarak bu hayvanlar. Ortalama ağırlığı sadece 600gr olan bir hayvanın etinden faydalanmak için et üzerine kurulan bir tesise her gün yüzlerce Çinçilla gelmesi gerekir. Kedi-köpek maması yapmak teoride mümkün ama her şey kapasitede düğümleniyor. Şu andaki durumu merak ediyorsanız kendi köpeklerimize mama oluyor etleri. Kemiğinden süs eşyası yapıldığını iddia edenler olursa etini de bedava verebiliriz ve ürünü de görmek isteriz doğrusu. Bıyığından makyaj fırçası yapılıyor diye kimse size çıkarıp da bıyık parası ödemeyeceği gibi, etinden ve kemiğinden para kazanmanız da hayaldir.

Dünyadaki talebin ancak %30’u karşılanıyormuş? Doğru olabilir mi acaba?

1992 yılından beri Çinçilla pazarlamak isteyen her firmanın broşürlerinde bu cümle yer almıştır. Bir kişi de çıkıp “kardeşim bu iddianızın kaynağı nedir, bu araştırmayı kim ve ne zaman yapmıştır?” diye merak etmiş midir sizce? Bazı yabancı sitelerdeki bilgilere göre böyle bir araştırma yapılmıştır ancak tarihine dikkat ediniz. 1974 yılında Almanya’da yapılan bir araştırmayı güncelmiş gibi sunmanın kime ne yararı olabilir acaba? Çinçilla piyasası günümüzde cazibesinden bir şey kaybetmiş olmasa bile %30 rakamı bize göre ciddiyetten uzaktır.

Çin faktörü etkilemiyor mu Çinçila piyasasını?

O konu ilginç biraz. Çin ve uzakdoğudaki ülkelerde Çinçilya üretimi yaygın değil. Muhtemelen sıcak ve nemli iklim engel oluyor. Sadece Rex tavşanı üretip kürklerine Çinçilya deseni vurmak suretiyle taklit Çinçilla kürkü üretiyorlar o kadar. Diğer ilginç nokta ise, son yıllarda Çinçilya derilerine en çok talep gelen yerin Hong Kong olmasıdır. Bu bilgileri doğrulamak isterseniz www.cfc.dk sitesindeki kürk alıcılarının listesine göz atabilirsiniz. Uzakdoğudaki kürk konfeksiyoncuları Japon piyasasına ağırlık verdikleri için bu talep artıyor.

Sizin uzun vadeli hedefiniz nedir bu konuda?

Er veya geç bu iş Türkiye’de yerleşecektir. Nasıl ki Ukraynalı, Moldovalı bu işten para kazanıyorsa, Türkler de pekala yapabilir. Bizim nihai hedefimiz konfeksiyonda vitrine çıkarak Çinçilla kürkünde marka yaratmaktır.

Türkiye’deki diğer ihraç mallarına göre avantajları nelerdir?

En önemli avantajı %100 öz kaynaklardan üretilmesidir. Yani Çinçilya yetiştirmek için gereken tüm ihtiyaçlar ülkemizde mevcut olduğundan yurtdışına satıldığında gelen tamamen yabancı para girişidir. Bazı sektörlerde olduğu gibi bir ürünü yarı mamul olarak ithal edip sadece işçilik yaparak ihraç etmekten farklıdır. Diğer avantajı nakliyedir. 500 adet Çinçilya derisi ambalajlı haliyle 16kg civarında olur ve kargoyla dünyanın her yerine birkaç günde gidebilir.

Madem bir Çinçila yılda 2 defa doğum yapıyor ve doğum başına 2-3 yavru veriyor, neden toplam mevcut katlanarak artmıyor ya da piyasası şişmiyor?

Püf noktayı fark etmek çok önemlidir bu işin geleceğine bakarken. Hedef piyasa kürk sektörüdür. Yani derisi alınan hayvan yok oluyor. Eğer yok olan hayvanın yerine yenisi üretilmezse, bu defa piyasada fiyatlar yukarı gider. Bir de pet shoplar evcil hayvan olarak Çinçila yavruları sattığından ihtiyaçlarını üreticilerden tedarik ediyor. Dolayısıyla evde bakılan Çinçilyaların da üretime katkısı olmaz. Damızlıkta kullanılan hayvanların herhangi bir sebeple öldüğü durumlarda ise, yeni yetişen yavrulardan eksikler tamamlanır. Yani bugün doğan bir yavru büyüdüğü zaman kürkü alınmaz veya pet shopa satılmaz ise, çiftlikte ölen eksik damızlık da yoksa ancak o durumda yeni aile kurularak toplam damızlık mevcuduna ilavesi mümkün oluyor.

Doğan yavrularda dişi-erkek oranı nedir?

Bazen 3 yavru doğduğunda hepsi dişi olabiliyor. Fakat hepsi erkek de olabilir. Yıl içerisindeki toplam yavru sayısına bakıldığında dişi-erkek oranı genellikle eşittir. Erkek yavruların üretim kapasitesini arttırmaya pek katkısı olmaz.

Toplu ölümler yaşanır mı bu işte?

Hayır. Çinçilya memeli hayvanlar grubuna dahildir. Bulaşıcı bir hastalıktan dolayı toplu ölüm yaşanmaz. Fakat insan kusurundan  kaynaklanan ölümler oldu geçmiş yıllarda. Sözleşmeli sistem adı altında Çinçilla pazarlayan bazı firmaların başarılı olmasını istemediği üreticilere içeriği belli olmayan yemler gönderip birkaç gün içinde dişi hayvanların kanamalı bir hastalıktan öldüğüne dair mağdurlar tarafından ortaya atılan iddialar dikkat çekicidir. Çünkü hayvanlar ölünce geriye alınması gereken yavru da olmaz. Google’da arayınca bu durumla ilgili http://tuam.uludag.edu.tr/arastirmalar/veteriner/13_patoloji.pdf sayfasında bir çalışma bulabilirsiniz. Normal şartlarda Çinçilyanın ölüm sebebi diğer tavşanlarda olduğu gibi ishal, kabızlık veya doğum sırasında yavrunun çıkamayışı, düşük gibi durumlardır. Bir yıl içerisinde doğan yavruların ölüm oranı %10’a kadar makul kabul edilir.

Her dişi Çinçilla damızlık olmuyor mu?

Diğer hayvancılık türlerinde olduğu gibi seçici davranmak üreticinin kazancını doğrudan etkiler. Teoride her dişi hayvan yavrular ancak bir yılda tek yavru veren hayvanın da üreticiye pek faydası olmaz. Bu yüzden diğerlerine göre daha iri yapılı ve göze hoş gelen hayvanlar damızlık olarak seçilmelidir.

Bu işin yasal yönden üreticiyi bağlayan kısmı nedir?

Üreticinin izin alması gereken bir durum yok bu işe girerken. Biz damızlıklar için fatura kesiyoruz ve üreticiden hayvan toplarken de müstahsil makbuzu düzenliyoruz o kadar. Üretici isterse bulunduğu bölgede vergi dairesine bilgi verebilir.

Bir ailenin fiyatı ne kadar?

İnternet sitemizin alışveriş sayfasında yazan rakam ve garantiler her zaman geçerlidir. http://www.nekychinchilla.com/alisveris.html Bu fiyatlar ve garantiler yıldan yıla veya kişiye göre değişmez. Çinçila üretiminin en iyi taraflarından birisi fiyat istikrarıdır.

Damızlık fiyatıyla geriye alış fiyatınız neden farklı?

Damızlıktan kasıt bir yaşından büyük ve üremeye uygun hayvandır. Oysa üreticilerden topladıklarımız genellikle erkek yavrulardır ve kürkünden başka bir değerlendirme şansı yoktur. Damızlık alırken siz kürküne değil, üretkenliğine para ödemiş oluyorsunuz. Biz sizden toplarken derisine para ödemiş oluyoruz. Damızlık aile diyerek herhangi 4 dişi yavru ve herhangi bir erkeği tutup size vermiyoruz. Belli aşamalardan geçiyor üreticilere verilen damızlık aileler. Üstelik teslim tarihinden itibaren 2 ay içinde ölen olursa yenisi ücretsiz veriliyor.

Yani biz de aile kurup size daha pahalıya satabilir miyiz?

Mümkün tabii. Bizdeki mevcudun talebi karşılamadığı durumlarda diğer üreticilerden aile aldığımız da oluyor.

Peki sizden sadece yavru alıp kendimiz aile oluşturabilir miyiz?

Olabilir. Damızlık aile fiyatı pahalı geliyorsa ve üretimde kısa vadeli hedefiniz yoksa 5-6 aylık yavrulardan alıp kendiniz aile oluşturabilirsiniz. Damızlık aile alanlar biraz fazla para ödüyor olabilir ama zamanı satın almış oluyorlar. Yavru alıp bu işe başlayanların düzen oturtması bazen bir yılı bulurken faal aile alanlar aynı sürede yeni yavrularını büyütmüş oluyorlar.

Sizden daha ucuza satan yerler de var, daha pahalıya satanlar da gördüğüm kadarıyla. Bu fark nerden kaynaklanıyor?

Ticarette serbest piyasa kuralları geçerli olduğuna göre herkes malını istediği fiyata satabilir. Sizin cevabını bulmanız gereken asıl soru hangi kriterlere göre ucuz veya pahalı olduğudur. Yeni kafes yerine kullanılmış kafesle birlikte yaşlı veya hasta hayvanlarını elden çıkarmak isteyenler, yahut işi bırakmaya niyeti olup da bunu gizleyenler de pekala malını ucuza elden çıkarmak isteyebilir. Bazen de erkek yavruları bize satıp, dişi yavruları biraz daha pahalıya satmak için piyasada yer arayanlar olabilir. Bizden pahalıya satmak isteyenlerin ise, size neler vaad ettiğini iyice tartmanız gerekir. Bize müracaat ederek hayvan satmak isteyen bazı mağdurların durumu söz uçtuğunda, yazının da bir önemi kalıp kalmadığını tartışılır hale getirmiştir.

Diyelim siz alım yapmayı durdurdunuz, yada bu işi bıraktınız, o zaman kime ve nasıl satabiliriz bunları?

Hem bu işi yaptığımızı iddia edip, hem de almıyoruz demek tuhaf bir çelişki olur. Biz bu piyasada var olmak istiyorsak üreticilerin hayvanlarını almak zorundayız. Eğer kendi isteğimizle piyasadan çekildiğimiz durum olursa, bu defa bizimle çalışan en büyük üretici liderliği devralır. Çünkü bizim üreticilerimiz birbirini tanıyor ve kimse mağdur edilmez. Ayrıca bahsettiğimiz geriye alış fiyatı olan yavru başına 25-30 Euro her ülkede geçerlidir ve zarar etmeniz söz konusu olmaz. Zeytinburnu’nda biraz araştırma yaparsanız yurtdışından Çinçilya derisi alıp işleyen firmalar da bulabilirsiniz.

Ya biz işi bırakıp hayvanları elden çıkarmak istersek ne olur?

Biz alırsak kürküne göre değer biçeriz. Fakat üretici mağdur olmasın diye başka seçeneklerimiz de var. Örneğin işini devretmek isteyen üreticiyle kapasitesini büyütmek isteyen üreticileri tanıştırıp nispeten daha iyi bir fiyata alışveriş olmasını sağlamak mümkün. Yahut hayvanlarını bize getirip kürk fiyatı üzerinden ödeme yapmak yerine birkaç ay vade koyarak aile fiyatı üzerinden değerlendirmemiz seçenek dahilindedir.

Biz damızlıkları başka yerden alsak, yavruları size satabilir miyiz?

Elbette. Bizde kriter basittir. Kürkü düzgün ve sağlıklı 8 ay üzerindeki her hayvan alınır. Bizim üreticilerimiz haricindekilerin yavru satmak için Turgutlu’ya gelmeleri şarttır. Çünkü ne zamandan beri bu işle uğraştığına ve hayvanların gerçek sahibi olduğuna bizi ikna etmesi gerekir. Takdir edersiniz ki, kaynağı belli olmayan bir ürünü alıp satmak ilerde sorun yaratabilir.

Bu işin riskleri nedir Neki bey?

İklim bakımından diyorsanız 40 derecede ölür bu hayvanlar. Bu yüzden sıcak bölgelerde yaz aylarında klima bulundurmak gerekiyor. 38 derecedir vücut ısıları ve terleme olmadığı için aşırı sıcaktan ölebilirler. Bazen de annenin sütü yetmeyebilir ve yavrular açlıktan ölebilir. İshal, kabızlık, düşük, yaralanmalar vs. olağandır her türlü hayvan üretiminde. Pazar konusunda risk yok ama hangi fiyatlarla yola çıktığınız ve başlangıçtaki yatırım miktarınız önem taşır. Piyasadaki rayiç bedelleri göz ardı ederek hayali rakamlarla beklentiye girerseniz o da risktir. Bir de dövizin durumu etkiler kazanç oranını. Dövizin yüksek olduğu dönemlerde bu işin cazibesi artar.

Ürettiğimiz yavrulardan kendimiz aile oluşturabilir miyiz?

Tabii. Üretimdeki püf noktaları zaten yazılı olarak veriyoruz hayvanlarla birlikte. Damızlık yeni aileler oluştururken birkaç noktaya dikkat etmeniz yeterlidir. Dileyen üreticiler burada uygulama yapabiliyor.

Kan bağı sorun mudur gerçekten?

Ülkemizde gereğinden fazla abartıldı bu konu. Oysa dünyadaki tüm Çinçilyaların kökeni 1923 yılında doğadan toplanmış olan 3 adet dişi Çinçilyadır. Ayrıca genetikle ilgili araştırmalar yaparsanız saf ırk elde etmek isteyen üreticilerin babayla kızını çiftleştirmesi önerilir. Yarış atlarında bu uygulama yaygındır mesela. Çinçilya üretiminde yabancı erkek sorunu olmaz. Çünkü üretimde erkek fazlası olduğundan kardeş hayvanları çiftleştirmek zorunda kalınmaz.

Kendimiz yeni damızlık aile oluştururken nelere dikkat etmeliyiz?

Birkaç noktaya dikkat etmeniz yeterli olur. İlk bakışta gözünüze diğerlerinden daha iyi durumda görünen hayvanları tercih etmelisiniz. Yani tüy sıklığı, renk dağlımı, parlaklık, iri görünüm damızlıkta tercih nedenidir. Dört dişi Çinçilya kardeş olsa bile damızlık erkek başka bir aileden seçilebilir veya en yakındaki üreticiyle ya da bizimle erkek değiştirilebilir.

Web sitenizde uygulamalı eğitim imkanından bahsediyorsunuz. Zaman sınırı veya başka şartlar aranıyor mu bu durumda?

Ben Çinçila üretimi yapmayı düşünüyorum diyen herkese çiftlikte uygulama imkanı mümkün değildir. Dileyen herkes çiftliğimize gelip ortamı görebilir ve fikir alışverişi yapabilir ancak birkaç gün süreyle uygulama yapmak isteyenlerin yatırım kararı verdikten sonra misafirimiz olması uygundur. Üretici adaylarının çiftlik çalışanlarıyla birlikte hayvan bakımı, kafes imalatı, deri çıkarma, yem hazırlama vs. işlerinde faaliyet göstermeleri gerekir.

Çiftliğinizi ziyaret etmek istesek randevu almaya gerek var mı?

Randevuya gerek yok. Fakat bazen şehir dışına çıktığımız için bir gün önceden haber vermeniz daha iyi olur. Turgutlu’da olduğumuz garanti olsun diye cepten arayabilirsiniz. 0505 9392401-Neki KURTULMUŞ

Adresiniz internette yazan yer midir?

Anayola yakındır çiftlik. İzmir yönünden gelişte ilk trafik ışıklarında Erbiller Sanayi sitesi ve Turgutlu Cezaevi vardır. Oraya geldiğinizde bize telefon etmeniz veya orada birilerine sormanız yeterlidir.

İlginize teşekkür ederim.

Rica ederim. Her zaman fikir alışverişi mümkündür.

Her gece saat 21'den sonra MSN'deyiz.

E-mail: nekytr@hotmail.com     Gsm: 0505 9392401