MSNde ve çiftliğimizde Çinçilya üretimiyle ilgili sıkça sorulanları bu sayfada bulabilirsiniz. Eksik kaldığını düşündüğünüz herhangi bir konuda fikirlerinizi belirtmeniz her zaman mümkündür. Ben görmeden inanmam diyenlerdenseniz Çinçilya üretim ve konfeksiyonu üzerine komple bir entegre tesiste 12 dakikalık gezinti için buraya tıklayın!..

 

Merhaba, müsaitseniz Çinçilya hakkında görüşlerinizi almak istiyorum.

Merhaba, ilginize teşekkür ederim, buyrun siz.

Bir süredir Çinçilla üretimini araştırıyorum. Evde yapılabilir mi bu iş acaba?

Olur ama iş büyüdükçe yaşadığınız ortamda sıkıntı doğar. Bu yüzden başlangıçta müstakil bina ayarlamanız ilerde rahat etmenizi sağlar. Bodrum kat veya evin bir odasında yahut birkaç metrekarelik ortamlarda yapılan üretim hobiden öteye geçmez.

Nasıl bir ortam tavsiye edersiniz?

Nispeten sessiz sakin ortamlar tercih edilmelidir. Aşırı nemli ve gürültülü yerlerde Çinçilla üretiminden verim almak güçleşir. Ayrıca üretim yapmayı düşündüğünüz binayı seçerken havadar olmasına dikkat etmelisiniz. Çinçila doğal ortamında mağara hayvanı olmasına rağmen modern üretim çiftliklerinde sabah ve akşam olduğunu bilecek kadar gün ışığı görmeleri gerekir. Ortamın yağmur, rüzgar, aşırı sıcaklık gibi doğal şartlara karşı korumalı olması faydalıdır. Çinçilya üretimini doğrudan etkileyen 3 ana faktör vardır. Temiz hava, temiz su ve uygun yem. Normal şartlarda bu 3 konuya özen gösteren üreticiler başarılı oluyorlar. Ortam hakkında fikir sahibi olmak için örnek bir çiftliğe ait görüntüler izlemek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

Ne kadarlık bir alan gerekir işe başlarken?

Çinçilya üretimi planlarken bina kapasitesini anlamak için metrekare başına 8 adet Çinçilya düşünebilirsiniz. Yani 10 metrekarelik bir odada 80 adet Çinçila rahatlıkla barınabilir.

İklim şartları üretimi etkiler mi?

Çinçila üretiminde kuru ve soğuk iklim idealdir. Kürk hayvanı olduğu için soğuktan pek etkilenmez ancak sıcaklık ölmelerine sebep olabilir. 38 derece olan vücut ısılarının üzerindeki bir ortam Çinçilayı öldürür. Örneğin 40 derece sıcağa maruz kalan bir Çinçilanın yaşama şansı kalmaz. Bu yüzden sıcaklık riski olan üreticilerin yaz aylarında klima bulundurmaları tavsiye edilir. 35 dereceye kadar normal yaşamlarını sürdürebilen bu hayvanların ideal ısı ortamı 10-25 derecedir. Basit tedbirlerle Türkiye’nin hemen her bölgesinde üretim yapılabilir. Çünkü sonuçta Çinçilya da bir canlıdır ve neslini devam ettirebilmek için bulunduğu ortama uyum sağlayıp üremek zorundadır.

Çinçila özel yemle beslenir gibi şeyler okuduk. Pelet falan... Nasıl oluyor bu yem olayı?

Piyasada değişik hayvanlar için yem bulmak mümkündür. Bu yemlerin ortak özelliği tahılların ve yan ürünlerin değişik oranlarda bir araya getirilmiş olmasıdır. Her hayvanın bünyesi farklı olduğu için rasyon adı verilen bilimsel verilere göre yemler üretilir. Çinçilya için de bu geçerlidir. Yemlerin preste sıkıştırılıp granül haline gelmiş şekline ise, pelet deniyor. Yani kuzu için de, buzağı için de pelet yem bulabilirsiniz piyasada. Oysa üretimde verim almak için şekilden ziyade yemin içeriği önem taşır. Çinçilyanın bağırsak yapısı diğer hayvanlara kıyasla uzun olduğundan ot ağırlıklı beslenmeleri gerekir. Preslenip granül haline getirilmiş olan yemler bağırsaklarda suyu görünce şişer ve Çinçilanın ölümüne neden olabilir. Avrupa’daki sitelere göz atarsanız Çinçila için üretilen yem çeşitlerini görebilirsiniz ve pelet şarttır diye bir cümle bulamazsınız. Yem örnekleri görmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Ne yer bu hayvanlar?

Çinçilya mağara hayvanıdır ve doğal ortamlarındaki besin kaynakları da yabani bitki tohumları ile ağaç kabuklarıdır. Bu durum dikkate alındığında üretim çiftliklerindeki besinlerin başında kuru ot ve yonca geldiğini anlamak zor olmaz. Yem hazırlanırken de aklınıza gelen tahıl çeşitlerinin hemen hepsi kullanılır. Arada bir elma, kuşburnu, kuru üzüm gibi tatlı meyveler verilebilir. Biz damızlık verdiğimiz üreticilere bakımla ilgili bilgileri ve yem formülünü yazılı olarak veriyoruz.

Peki üretici yemi ne şekilde tedarik ediyor?

Başlangıçta en az 2 aylık yemi hayvanlarla birlikte biz veriyoruz. Üretim için gerekli her türlü bilgiyi yazılı olarak alan üretici daha sonra isterse yemini kendisi de imal edebiliyor. Yemi hazırlamak zor bir şey değil. Arpa, buğday, mısır gibi tahılların belli oranlarda karışımıdır. Hayvan başına ayda 1kg yem tüketimi olan Çinçila için yem tedarik etmek zor değildir.

Üretici neden kendi yemini hazırlamak istesin ki? Siz vermiyor musunuz?

Bizde üretim için gerekli bilgi ve ekipman desteği süreklidir. Fakat uzak şehirlerdeki üreticilere biz yemi bedava versek bile kargo masrafı üreticiyi düşündürüyor. Bu yüzden kargoya ödeyeceği parayla kendi yemini hazırlaması daha ucuza geliyor. Ayrıca bazı bölgelerde tahıl ürünlerini çok uygun fiyata bulmak da mümkün oluyor. Her şey bir yana üretici içinde ne olduğunu bildiği yemi kendi hayvanına verdiği zaman kafasında herhangi bir şüphe kalmıyor. Beklenmedik bir sorun yaşadığında kabahati firmanın yemine atmaktansa, doğru teşhisi koyması kolaylaşıyor.

Çinçila üretiminde kumdan bahsediliyor. Bu kum ne işe yarıyor?

Çinçilla kedi, köpek gibi kendini yalayarak temizlenen bir hayvan değildir. Kafeslerinde kum banyosu adı verilen bir çekmece olur. Bu çekmece arada bir açıldığında Çinçilla oraya girip yuvarlanıyor. Bu durum en çok sevdikleri şeylerden birisidir. Kumda yuvarlanmak stres atmalarını sağladığı gibi tüylerinde oluşan yağları emerek temiz ve yumuşak olmalarını sağlıyor.

Bu kum özel midir?

Çinçilla üretiminde kum seçilirken dikkat edilmesi gerekenlerin başında yağ emici özelliğe sahip olması aranır. Dere yatağından alınmış herhangi bir kumun faydası olmaz. Sepiyolit, dolomit veya volkanik özellikteki kumlar tavsiye edilir. Kum hakkında detaylı bilgiler için buraya tıklayabilirsiniz.

Rahatsız edici koku olur mu üretimde?

Hayır. Memeli hayvanların ağır koku yaymasına neden olan şey idrar yoğunluğudur. Oysa Çinçilyanın yem tüketimi hayvan başına ayda 1kg ve su tüketimi de haftada bir soda şişesi kadardır. Bu yüzden iyi havalandırılan ve düzenli temizlenen bir ortamda koku hissedilmez.

Çinçilyanın ömrü ne kadardır?

Yabancı kaynaklara bakarsanız 15 yıl civarındadır ortalama yaşam süresi. Fakat damızlıkta kullanılan dişi hayvanların 15 yıl yaşamasını beklemek gerçekçi değildir. Çünkü her doğum yıpranma demektir ve bir süre sonra hayvanlarda verim kaybı olur. Ticari amaçlı üretimde bir Çinçilladan 7-8 yıl verim almak bize göre normaldir. Evlerde hobi amaçlı beslenen Çinçilla 10 yıldan fazla yaşayabilir. Mesela çiftlikteki maskotumuz 8 yaşında ve gayet sağlıklıdır.

Çinçilyadan imal edilen ürünler her zaman alıcı bulabiliyor mu?

Tabii. Ne üreticinin, ne de konfeksiyon kısmıyla uğraşan firmaların pazarlama sıkıntısı olmaz. Her zaman üst seviyede gelir grubuna hitap eden bir işkoludur. Bitmiş ürün olarak fiyatları merak ediyorsanız bu siteye veya buraya tıklayabilirsiniz. Fakat yatırım kararı verirken vitrin fiyatına değil, üreticiye kalan ham deri başına birim fiyatlara bakmanız daha uygun olur. Birkaç örnek görmek için buraya tıklayabilirsiniz. Önümüzdeki yıllarda bu ürünleri NEKY markasıyla vitrinde görmeniz ihtimal dahilindedir.

Farklı cinsleri oluyor mu bu hayvanların?

Hayır. Kürkü için üretilen Çinçilya tektir. “Chinchilla Lanigera” olarak isimlendirilir. Çinçillayı anımsatan tavşanlar vardır ancak kürk kalitesi düşük ve iri yapılıdır. Ticari amaçlı kürk üretiminde aşağıda resmi görülen standart Çinçilya isim yapmıştır. Ansiklopedik bilgi isterseniz bu sayfayı ziyaret edebilirsiniz.

İnternette beyaz, kahverengi, mozaik gibi renkler var, onlar Çinçilya değil mi?

Onlar da Çinçilya. 1960 yılına kadar resimde görüldüğü gibi sadece tek renkteydi bu hayvanlar. Daha sonra yapılan deneylerde genetik değişime uğrayınca farklı renkler ortaya çıktı. Zamanla 17 farklı rengi oldu ve değişik renkleri ilk önce kim ürettiyse, bazı renkler günümüzde o üreticilerin adıyla anılmaktadır. Örneğin Wilson isimli bir üreticinin ilk defa üretmeyi başardığı tam beyaz ancak kulağı siyah Çinçilya “Wilson White” diye isimlendirilir. Mutasyon adı verilen bu hayvanlar kürkten ziyade pet shoplar için üretiliyor. Bu sayfada her rengi görmeniz mümkündür.

Sizde var mı değişik renkler?

Bizde sürekli bin adet bulunur. Standart renkte üretim ağırlıktadır. Her renkte Çinçila görmek için çiftliğimize gelmeniz yeterlidir. Üreticilerimizle birlikte toplam Çinçilya mevcudu 4 bin adet civarındadır. Her zevke göre Çinçilya bulundurmamızdaki amaç bu hayvanların evcil olarak da yaygınlaşmasını sağlamaktır. Avrupa’da evinde Çinçilyası olanlara örnekler için buraya tıklayabilirsiniz.

Renk değişince fiyat farkı oluyor mu?

Hayır. Biz damızlık verdiğimiz üreticilere standart rengi tavsiye ederiz. İlla ki değişik renkte isteyen olursa fiyat farkı almıyoruz. Üreticilerden geriye alışımız da farklı değildir.

Çinçila pek bilinen bir hayvan değil. Fare mi, tavşan mı bunlar?

İlk görüşte fareyi anımsatabilir ancak biraz tanıyınca bu hayvanlara fare diyemezsiniz. Dünyada dokunabileceğiniz en yumuşak ve hafif kürk bu hayvanlarındır. Çinçila Peru, Şili, Bolivya gibi ülkelerin tavşanıdır. “Chinchilla” kelimesi İspanyol kültüründen etkilenen Güney Amerika ülkelerinde tavşan anlamına gelir. İşlenmiş bir çinçilla kürkünün ağırlığı 20gr civarındadır ve sigara paketinden hafiftir.

Bir de kafes konusu var. Bu iş kafessiz olmuyor galiba...

Çinçilla üretiminde yeni yatırım planlarken kafes maliyetini dikkate almak gerekir. Çünkü hedeflediğiniz üretim kapasitesine ulaşıncaya kadar kafese ihtiyacınız olacaktır. Normal şartlarda kafeslerin kullanım ömrü 10 yıldır. Biz üreticiye destek olmak için yavru karşılığında yem ve kafes tedarik ediyoruz.

Kafeslerin özelliği nedir?

4 dişi ve 1 erkek hayvan için tasarlanmış olan Çinçila üretim kafeslerinde 4 oda ve bir koridor bulunur. Bu koridoru kullanan erkek hayvan her bölmeye girip çıkabilir. 2 odalı olarak imal edilen kafeslerden yan yana 2 adet koyulduğu zaman bir aile kafesi meydana geliyor. 2 odalı kafesin ölçüsü 90x52x42cm’dir. Yanına aynı kafesten bir tane daha konulduğu zaman 4 dişilik bir aile kafesinin ölçüsü 180x52x42cm oluyor.

Peki bu ölçülerde olmayan kafesler kullanamaz mıyız?

Siz nasıl ki ferah ortamlarda yaşamak istiyorsanız aynı şey Çinçilla için de geçerlidir. Dişi hayvanların bulunduğu bölümleri küçülttüğünüz zaman bu defa damızlıklarda yavrulama isteği azalır. Hareket alanı küçük olursa, hayvanlarda yağlanma artarak kürk kalitesini düşürür. Bu da kazancı etkiler. Daha düşük maliyetli olsun diyerek kısa sürede paslanan veya ince telden imal edilen kafeslerde üretim yapmayı düşünmek riskli olur.

Kafeslerimizi kendimiz imal etmek istesek ne olur?

Damızlık hayvanlarla birlikte verdiğimiz kafeslerin aynısını veya benzerini her üretici kendisi imal etmek veya satın almakta serbesttir. Bir ailelik Çinçilya üretim kafesinin maliyeti 100 Euro civarındadır. Yeni kafes almak isteyen üreticilerin yanında, kafeslerinden memnun olmadığı için fiyat farkını ödeyerek bizdekilerle değiştirenler de oluyor. Bazen de çok uygun fiyata 2. el kafesler bizde bulunabiliyor. Yarı fiyatına verdiğimiz bu tür kafesler bizdeki standartlara uygun hale getirildikten sonra üreticilere sunulmaktadır.

Nasıl yani? Sizde her zaman 2. el kafes bulunabiliyor mu?

Her zaman değil. Bizim üreticimiz olmayan fakat önceden hayvan aldığı yerle problemi olanlar veya herhangi bir sebeple hayvanlarını bize satmak isteyenler arada bir müracaat ediyor. Eğer uygun bir fiyatta anlaşma olursa hayvanları alıyoruz. Dolayısıyla kafesler boşa çıkıyor. O kafesleri kontrolden geçirip yarı fiyatına isteyen üreticilere veriyoruz.

Anladım. Peki ben dinine bağlı bir insanım. Acaba bu işin dinen sakıncalı bir tarafı var mıdır?

Biz dilimiz döndüğünce herkese anlatıyoruz bu işi ve arzu eden girişimcilere uygulamayı da gösteriyoruz. Din yönünden illa ki bir kusur bulmak isterseniz size göre dine aykırı yönleri de çıkar belki. Fakat önceki yıllarda bu işin caiz olduğuna dair fetva alanlar oldu. Bizim üreticilerimiz arasında dinine bağlı olanlar az değildir. Olayı günah-sevap ilişkisine indirgeseniz bile dünyaya can gelmesine ve çoğalmasına vesile olmak herhalde günahtan ağır basar.

Öldürme yöntemi nasıl bu hayvanların?

Bu işte birkaç çeşit öldürme yöntemi kullanılıyor. Bize yurtdışından gelen eğitim amaçlı CD’lerde öldürme şekli kuyruk ve kulağa elektrik verilmesidir. Bu yöntemle Çinçilya acı çekmeden ölür ve kürkü soğumadan çıkartılır. Kloroform gazıyla bayıltmak veya boynu kırmak bizde uygulanmıyor. Hayvanın nispeten daha uzun sürede ölmesini sağlayan yöntemler tercih edilmez. Ülkemizdeki yaygın şekil olan gırtlaktan kesip kan akıtmak bu işte yoktur. Ayrıca bazı internet sitelerinde yayınlanan Çin’deki canlı hayvan yüzme görüntüleri Çinçilya üretimiyle alakası olmayan şeylerdir. Kaldı ki, eti veya sütü için beslenen diğer hayvanların da üretim amacı bellidir ve ölüm kaçınılmazdır.

Bu işte ideal yatırım dönemi var mı acaba? Yani yılın her mevsiminde Çinçilya almak uygun mudur?

Çinçilya üretiminde ideal yatırım dönemi sonbahar aylarıdır. Keçi-koyun gibi diğer memeliler nasıl ki sonbaharda çiftleşip ilkbaharda doğum yapıyorsa, aynı şey Çinçilya için de geçerlidir. İlkbaharda yatırım yapanlar ise biraz daha şanslı olabiliyor. Çünkü doğum mevsimi olduğundan damızlıkların çoğu yavrusuyla veya hamile olarak satılır. Birkaç aylık fark önemli değil derseniz yılın her döneminde yatırım yapmak mümkündür. Hamileliğin son döneminde olan her canlı ortam değişince tedirgin olur. Bu yüzden sonbahar aylarında çiftlik kurmak tavsiye edilir. Dolayısıyla çiftleşme dönemi ve hamileliğin sorunsuz geçmesini isteyenler bu durumu dikkate alabilir.

Bazı kaynaklarda yılda 3 defa doğumdan bahsediliyor. Bu doğru değil mi?

Teoride doğru. Yani Çinçilya bir makine olsa ve fişini taktığınızda her 112 günde yavru vereceğini düşünürseniz yılda 3 defa mümkündür. Fakat Çinçila da bir canlıdır ve belli şartlar uygun olursa çiftleşir. Her doğum aynı zamanda bünyenin yıpranması demek olduğu için yılın bazı dönemlerinde kendisini dinlendirir. Hiç ara vermeden her yıl 3 defa doğum uygulamada mümkün olmaz.

Damızlık bir dişi Çinçila yılda kaç defa doğum yapıyor?

Her dişi Çinçila için bir yıl içinde 2 defa doğum ve doğum başına 2-3 yavru normaldir. 4 dişi ve 1 erkekten oluşan aileden bir yılda 15-20 yavru almak başarı sayılır. Bir Çinçilla bazen 5 yavru da verebilir ancak yavru sayısı arttıkça doğan yavrular cılız olur ve hepsi ölebilir. Bu yüzden uzun vadeli hedef belirlerken her damızlık Çinçilyanın her doğum başına 2-3 yavru verdiği göz önünde bulundurulmalıdır. Bazı hayvanlar bir yılda 3 defa doğum yapsa dahi, bünyesi yıprandığı için takip eden yılda tek doğum yapabilir.

Yavrular ne kadar sürede gelişiyor?

Bugün doğan bir yavru 2 ay annesinin yanında kalır. Daha sonra ayrı kafeslere alınır. 6 ay süreyle tek başına kalacağı kafeste büyür. 8 aylık olduktan sonra bize satılır.

Neden 8 ay? Örneğin 6 aylık olsa almıyor musunuz?

Bu iş özünde deri işidir ve Çinçilyanın derisi 8 aydan önce olgunlaşmaz. Siz ürettiğiniz yavruları satmak yerine aile oluşturmayı tercih ederseniz 6 aylık olunca bu mümkün. Çünkü Çinçila 6 aylık olduğunda çiftleşebiliyor. Eğer derisinden para kazanmayı düşünürseniz ideal dönem 8-10 aylık oldukları zamandır.

Ürettiğimiz yavruları siz mi gelip alıyorsunuz, biz mi getiriyoruz?

Ege bölgesinde biz geliyoruz. Uzak şehirlerdeki üreticilerin buraya gelmesi veya bizim gitmemiz iki taraf için de hem masraflı hem yorucudur. Bu yüzden bir kolayı bulunuyor. İsteyen üreticilere deri çıkarma işini de öğretiyoruz. O durumda canlı nakliye problemi ortadan kalkıyor. Bazı durumlarda ise, bir elemanımız üreticinin çiftliğinde deri çıkarma işlemi yaparak sadece derileri alıp dönüyor. Bir günde 40-50 adet deri çıkarabiliyor.

Canlı veya derisini satmak arasında fiyat farkı oluyor mu?

Olmuyor. Biz 8 ay ve üzerindekileri her zaman ortalama 35-40 Euro fiyata geriye alıyoruz. Çinçilyanın ürünü sadece derisi olduğu için üreticinin canlı veya deri satmasında fiyat farkı olmaz. Standart şekilde deri üretimi için bilinmesi gerekenleri öğretiyoruz.

Ürettiğimiz yavruları veya derileri size satmak zorunda mıyız?

Hayır. Biz yavruları her zaman 35-40 Euro fiyattan topluyoruz ancak illa ki bize satın diye kimseyi zorlamayız. Ticarette karşılıklı memnuniyet esastır. Dünyanın her yerinde ham deri başına üreticiye kalan fiyat bu civardadır. Daha yüksek veren olursa, oraya satabilirsiniz. Çinçilya kürkünün vitrin fiyatına bakarak hedef koymanız gerçekçi olmaz. Her işte bir malın vitrin fiyatıyla üreticiye kalan kısmı arasında fark olur. Ham deri başına ortalama 40 Euro’dan çok farklı bir pazar bulursanız biz de size verebiliriz. O derece şeffafız anlayacağınız. Fakat lafla değil, uygulamayı görerek karar vermeniz riski azaltır.

Anladım. Diyelim ki bu işe girmeye karar verdik. Kaç aileyle başlamak gerekir?

Bu işten beklentinize ve maddi imkanlarınıza göre değişir başlangıç sayısı. Eğer yatırım konusunda tereddütleriniz fazlaysa bir aile alıp bir yıl deneyebilirsiniz. Kısa vadede iyi para kazanmayı hedefliyorsanız en az 10 aileyle başlamak gerekir. 30 aileden sonrası ülkemiz şartlarında iyi bir kazanç sağlar. Fikir vermesi açısından tahmini gelir tablosu aşağıdadır.

Kapasiteye göre bir yıldaki ortalama kazanç tablosu

Damızlık aile sayısı

Ortalama yavru sayısı

Yavru başına kazanç

Toplam kazanç

Yavru başına masraf

Toplam masraf

Ortalama net kazanç

 

10

 

170

 

40 Euro

 

6 800€

 

4€

 

680€

 

6 120€

 

30

 

500

 

40 Euro

 

20 000€

 

3.5€

 

1 750€

 

18 250€

 

50

 

800

 

40 Euro

 

32 000€

 

3€

 

2 400€

 

29 600€

4 dişi ve bir erkekten oluşan bir aileden bir yılda ne kazanırım?

Bir yılda 2 defa doğum ve doğum başına 2-3 yavru bu işin normali olduğuna göre bir aileden yıl içerisinde 15-20 yavru alabilirsiniz. Bu durumda kendinize yeni damızlık ayırmayıp tüm yavruları satarsanız ortalama 40 Euro’dan 800 Euro civarında bir para kazanırsınız. Eğer dişi yavruları kendinize ayırıp kapasitenizi artırmayı düşünürseniz bu rakam elinize geçmez ancak sermayeniz büyümüş olur.

Yani bir yılda amorti eder mi bu iş kendisini?

Hangi açıdan baktığınıza göre değişir amorti etmesi. Eğer bir yıl içerisinde doğan tüm yavruları satarsanız amorti eder. Bir kısmını kendinize damızlık ayırmak isterseniz bu defa hedef kapasitenize yatırım yapmış olursunuz.

Türkiye’de sizden başka alıcısı var mı bu hayvanların?

Bence siz karar verin. Örnegin 100 adet deri veya erkek yavru tedarik edeyim ben size ve bu konuda fikir beyan edenlerin önüne koyun. Yani hayvan bir yana, para bir yana durumu var mı, yok mu görün. Varsayımlara dayanan bir kazanç vaadiyle “önce siz üretin, sonra biz alırız” demek kolaydır. Önemli olan öne sürdüğünüz mala bir bedel ödenip ödenmediğidir. Değişik bahanelerle almaktan kaçınan olursa durumu tekrar gözden geçirebilirsiniz.

Anlıyorum. Geçmiş yıllarda tatsız durumlar olmuş sanırım bu işte.

Maalesef oldu. Devekuşu veya Angora tavşanında olduğu gibi Çinçila işi de gereğinden fazla abartıldı. Bu işi abartanların temel gayesi “dövize endeksli kolay ve bol kazanç” vaadiyle insanların gözünde gerçekte olmayan suni bir piyasa yaratıp damızlık hayvan satmaktı. Sıra üretilen yavruları geriye almaya gelince sözleşmeler feshedildi veya şirketler ortadan kayboldu. Bu kaçınılmaz sondu. Çünkü hayali rakamlar üzerine anlaşmalar yapılmış, sözler verilmişti. Piyasa fiyatları göz ardı edilerek yapılan her türlü ticari anlaşmanın hüsranla sonuçlanması kaçınılmazdır. Geçmişte yaşanan tatsız durumlara dikkat çeken bir valiye ait uyarılar için buraya tıklayabilirsiniz.

Siz bu işe nasıl başladınız?

1994 yılında gazetelerde gördüğümüz haber ve ilanlardan etkilendik. Türkiye için henüz çok yeni bir konu olduğundan araştırma yapacak bir kurum veya kişi bulmakta zorlandık. Mecburen ilan, broşür ve gazete haberlerinde anlatılanları doğru kabul ederek bir firmayla sözleşme imzalayıp bu işe girdik. Sonradan işin gerçeklerini öğrenmeye başladıkça durumun bize anlatılanlar gibi olmadığını anladık. Zaten kısa bir süre sonra sözleşme imzaladığımız firmayla ilişkimiz kalmadı. Kendi yağımızla kavrulmaya başladık. Zamanla yurtdışı bağlantımızı güçlendirip kendi şirketimizi kurduk. Bkz. www.nekychinchilla.com/turkiyedecincilya.html

Mevcut durumda size Türkiye’de bu işin duayeni diyebilir miyiz?

O kadar değil tabii ama epey mücadelemiz oldu bu konuda. Karşı taraf sözleşmenin gereklerine uymayınca kandırıldığımızı anladık. Bu durum Çinçilyanin kabahati değildi ve bizi daha çok hırslandrdı. Bu işi en iyi bilen olduğumuzu iddia etmiyoruz ancak ülkemizde üretimden konfeksiyona kadar olan aşamayı bir arada görebileceğiniz işletmemiz ortadadır. Nihai hedefimiz Çinçila kürkünde bir marka yaratmaktır.

İyi ama sizin imzaladığınız sözleşmenin yasal bir yaptırımı yok muydu?

Kendi rızamızla imzaladığımız sözleşmede mağdur olduğumuzu iddia etmemiz yasal olarak mümkündü ama firma ortada olmayınca zararımızı karşılayacak muhatap bulmamız kolay değildi. Her ne kadar o dönemde BOZKURT ÇİNÇİLYA şirketi tarafından bize yapılan muamele "kısa yoldan yüksek kazanç" vaadiyle süslenmiş olsa da kabahati önce kendimizde aradık. Takdir edersiniz ki, herhangi bir iş kolunda ticari ilişkiye girdiğiniz bir kişinin niyeti bozuksa size faydası olmayacağı açıktır. Zorla güzellik olmaz.

Siz sözleşmeye külliyen karşısınız galiba...

Hayır. Ön yargılı olmak doğru değil. Bizde zorlama yoktur. İlla ki bir şeyler imzalayalım derseniz beklentinize uygun bir sözleşme hazırlarsınız ve inceleriz. Gerekirse biz de birkaç cümle ekleriz, olur biter. Şunu da unutmayın ki, sınırsız ve ömür boyu garantiyi en büyük sigorta şirketleri dahi vermez. Bazen çekinizi, senedinizi tahsil etmeniz mümkün olmazken sadece bir (söz)leşmeyle neyin garantisini alacağınızı iyice düşünmeniz gerekir. Bizim de isteğe bağlı durumlarda sözleşme yaptığımız oluyor ancak tek tip sözleşme dayatmayız kimseye. Size sunulan şartları ve gerçekleşme olasılıklarını kendi kriterlerinize göre değerlendirebilirsiniz.

Peki ben sizinle veya başkasıyla sözleşme imzalayarak üretim yapmak istesem bana önerileriniz olur mu?

Türkiye’de bu işkolunda en tecrübeli kişilerden biri olduğumuz için soruyorsanız birtakım tavsiyelerimiz olur ama bunları kimseyi eleştirmek veya övmek olarak algılamayın. İlla ki yasal güvencem olsun diyerek sözleşmeli üretici olmak isterseniz sözleşme şartlarını karşılıklı konuşarak oluşturmayı tercih edin ve kesinlikle bir avukata danışarak son şeklini verip noterden onaylatın. Sözleşmeniz mümkün olduğunca kısa olsun ve yoruma açık kelimeler kullanmayın. Basit nedenlerle ve tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetmek iki taraf için de mümkün olmasın. Geçmiş yıllarda Çinçilla üreticileriyle sözleşme yapan belli başlı 6 firma faaliyet gösterdi ve hepsi üreticilere tek tip sözleşme dayattı. Bu şirketler kısa sürede piyasadan çekilince uygulamada hatalar olduğunu zaman gösterdi. Üretimin devamı için gerekli olan yem, kum, kafes gibi ihtiyaçların fiyatını net olarak belirleyip, ilerde üreteceğiniz yavruların da hangi fiyata ve ne şartlarda geriye alınacağını kesinleştirmeniz aklınızda soru işareti kalmasından iyidir. Piyasa fiyatlarını dikkate almanız menfaatinize olur. Çünkü varsayın ki ilerde sözleşmenizde sorun çıktı ve piyasada kendinize müşteri aradınız. O durumda piyasadaki alıcılardan kimse sadece başkasıyla sözleşmeniz var diye size farklı fiyat uygulamaz. Ürünün hakkı neyse odur. Bu işkolu Türkiye’de henüz yeni sayılır ve hikayesini merak ediyorsanız buraya tıklayabilirsiniz. Bizimle veya başkalarıyla sözleşme yapmak istemeniz bu konuların önemini değiştirmez.

Türkiye’de bu konuda tek firma olduğunuzu söylüyorsunuz ama internette yaptığım araştırmalara göre başka firmalar da var.

Yanlışınız var. Türkiye’de mevcut durumda Çinçilya üzerine kurulmuş ve faal olan tek firmayız. İnternette site açmakla firma olmak aynı şey değildir. Siz de birkaç saatinizi ayırıp site kurabilirsiniz ancak bu şirket olduğunuz anlamına gelmez. Yahut ticari ünvanı başka iş kolunda göründüğü halde Çinçilya konusunda üretim ve pazarlama yapmak bizim ticari adımızın tek olduğu gerçeğini değiştirmez. Geçmiş yıllarda faaliyet göstermiş olup, şu anda faal olmayan firmalar da bizi ilgilendirmiyor.

Gerçekten bu işi yapanla, yapıyormuş gibi görünen arasındaki farkı biz nasıl anlayacağız?

Farkı anlamanızın en kolay yolu üretim ortamını yerinde görmek ve izin verilirse size anlatılanları kaydetmektir. Bu iş bir bütün olduğuna göre işin tüm halkalarını uygulamada görmeyi deneyin. Resmine bakarak, telefonda konuşarak veya ofiste Çinçilya muhabbeti yaparak fikir edinmekten ziyade düzenli bir faaliyet görmeniz doğru karar vermenizi sağlar. Başkalarına ait çiftlik ve manken fotoğraflarını kullanarak internet sitesi veya broşür hazırlamak çok basittir. Kendi gözünüzle görmediğiniz bir üretim ve başarı hikayesine şüpheyle yaklaşmanız menfaatinize olur. Netice itibarıyla para konuşulan bir işte aklınıza takılan her konuda detaylı açıklama istemek girişimci olarak hakkınızdır.

Peki bu üreticiler ne yapıyor ürettiği yavruları?

Kendilerine sormanız daha uygun. “Özel müşterimiz var” veya “anlaşmalı olduğumuz firmalar var” diyerek lafı geçiştiren olursa, niyeti sadece hayvan satmak olabilir. Oysa bu işin püf noktası üreticilerden yavruları geriye toplamak ve derisini işleyecek düzen kurmaktır. Yurtdışına ham deri sattığını iddia eden olursa ihraç faturalarını, yurtiçinde değerlendirdiğini söyleyen olursa referans için ürünleri görmek isteyebilirsiniz. Nerede gereğinden fazla özellik veya gizlilikten bahsediliyorsa orada gerçeklerle örtüşmeyen bir hikaye anlatıldığını düşünebilirsiniz.

Ham deri başına ortalama 35-40 Euro normal olabilir ama kalite fiyatı etkilemez mi? Biz kaliteyi nasıl anlayacağız?

Çinçilya üretimi göze hitap eden bir sektördür. Dolayısıyla fazla bir uzmanlığa gerek yok kaliteyi anlamak için. Sizin gözünüze daha güzel ve bakımlı görünen hayvanlar anlayın ki biraz daha iyi fiyata gider. Standart renk diye tabir edilen sırtı kül rengi ve karnı beyaz olan tip Çinçilyanın orjinal rengidir. Doğal ortamlarında mağara hayvanı oldukları için kaya rengini anımsatırlar. Kürk kalitesini etkileyen faktörlerin başında doğru beslenme gelir. Sadece tek kritere göre kalite değerlendirilmez. Tüy parlaklığı, tüy sıklığı, hayvanın sırtındaki renk dağılımı, iri veya cılız olması gibi etkenler bir arada değerlendirilir. Bu sayfadaki resim kaliteyi anlamak için fazla söze gerek olmadığını gösterir. Çinçilya alırken sadece fiyata bakarak karar verilmez. Bu işin ortası yoktur. Ya para edecek durumdadır, ya da hurda!

Çinçilya üretimi karlı bir iş gibi görünüyor. Fakat aklımı kurcalayan soru bu işte kar marjı madem yüksek, neden çok sayıda firma yok ülkemizde?

Angora tavşanı gibi hızlı üreyen bir hayvan değildir Çinçila. Ayrıca derisi alınan hayvan yok olduğu için katlanarak artmaz her yıl kapasite. Dolayısıyla her yıl birkaç şirket kurulması söz konusu olmuyor. 10 yıl önce kurulan 6 firmanın da yanlış uygulamalar neticesinde piyasada tutunamadığı dikkate alınırsa, girişimcilerin bu işe tedirgin yaklaşması normaldir.

Bir gazete haberine göre 1 aileyle bu işe başlayan bir kişinin 10 yılda 15 bin Çinçilyası olmuş. Peki ben şimdi sizden 2 aile alsam 10 yıl sonra 30 bin adet Çinçilyam olur mu? Olursa siz bunları alır mısınız?

Şaka yapıyor olmalısınız herhalde. Her okuduğunuza inanmayın derim ben. Bir yerde yanlışlık olabilir. Bu tür haberler 1992 yılından beri yer almıştır medyada. Örneğin 1998 yılında röportaj veren Denizli’deki değerli bir girişimcimiz 2000 yılı hedefini 150 bin adet ham post ihracatı olarak açıklamıştır. Bazen uçuk rakamlar telafuz etmek açıklama yapan kişiyi de zor durumda bırakabilir. Çünkü yüz yıla yakın bir süredir dünyada meslek olarak yapılan bu işkolunda Avrupa’daki toplam post üretimi bir yılda ancak 150 bin adettir. İşin doğrusunu merak ediyorsanız, bizim tahminimize göre Türkiye’deki toplam Çinçilla mevcudu günümüzde 5 bin civarındadır. Bunun 4 bini zaten bizim kontrolümüzdedir.

Türkiye’de 5 bin civarında Çinçilya var derken nasıl bu kadar emin konuşabiliyorsunuz?

Elbette yanılmamız mümkün ama bu rakam 10 bin olmaz örneğin. NEKY ÇİNÇİLYA çatısı altında üretim yapanlar ile çiftliğimizdeki hayvan sayısı toplamının 4 bin civarında olduğunu biz ispatlayabiliriz. Eğer medyada yer alan haberlere göre bu iş yürüyor olsaydı şu anda Türkiye’nin Çinçilya üretimi Avrupa’yı geçmişti. Yani 4 bin Çinçilyası olan bizim gibi fakire söz düşmezdi bu piyasada. Aşağıdaki haberler 15 yıl önce yayınlanmıştır ve bahsi geçen şahıs bizim ilk hayvanları aldığımız BOZKURT ÇİNÇİLYA firmasının sahibidir.

Peki 5 bin Çinçila iddianızı resmi belgelere dayandırabilir misiniz?

Gayet tabii. Mevcut durumda Türkiye’de Çinçilya üzerine kurulmuş ve faal olan tek firma olmamızın yanında 5 bin Çinçilya kapasitemiz olduğunu gösteren Turgutlu Ticaret ve Sanayi Odası’na ait “KAPASİTE RAPORU” herkese gösterilebilir. Bunun anlamı şudur. Üreticilerden topladığımız yavruları barındıracak düzenimiz olduğunu gösterir.

Birtakım belgeleri öne sürenler olamaz mı kendilerine göre?

Size sunulan belgelerin şeklinden ziyade içeriğini okumanız çok önemlidir. Yani adı geçen belgelerin ne amaçla verildiğine bakın. Belge içerisinde Çinçilya kelimesi geçip geçmediğine özellikle dikkat edebilirsiniz. Resmi faaliyetin belgeleri gümrük beyannameleri ve ihraç faturaları ile devlete beyan edilen muhasebe kayıtlarıdır. Bir yere üye olmakla faaliyet göstermek arasında fark vardır. Siz de gidip bir bankada hesap açtırabilir veya derneğe üye olabilirsiniz ancak sadece bu duruma bakarak sizin aktif bir kişi olduğunuzu düşünmek yanıltıcı olabilir. Bankadaki hesap hareketleriniz ya da dernekteki faaliyetleriniz yaptığınız çalışmaların belgeleri olur.

Türkiye’de mazisi pek hoş degil ama Avrupa’da bu işin durumu nedir acaba?

Avrupa’daki Çinçila derisi üretimi yılda 150 bin adet civarındadır. Kürk piyasasına yön veren başlıca merkez olan Danimarka’da satışa sunulan deri miktarları borsanın sitesinde vardır. Arşiv bölümünü biraz inceleyince geçmiş yıllardaki arz-talep durumlarını görebilirsiniz. Yabancı diliniz iyi durumdaysa dünyadaki kürk üretimiyle ilgili detaylı bilgilere bu sayfadan göz atabilirsiniz.

Kürk karşıtı gruplar bu işe ne diyor?

Etki-tepki meselesidir netice itibarıyla. Biz bu hayvanları üretmemiş olsak, ortada tepki verecek bir durum da olmayacaktı. Sağduyulu bir yaklaşımda bizim doğal hayata katkımız olduğu anlaşılır. İlla ki eleştirmek isteyenler de kendisine göre sebep bulur ancak bizim hayvan sevmediğimiz iddia etmek kadar saçma bir şey olamaz. Hayvanı sadece tabakta sevmediğimizi gösteren en güzel kanıt 4 bin civarında Çinçilyanın bizim emeğimizle hayat bulmasıdır. Avrupa’da bu iş kültür hayvancılığı kapsamında değerlendiriliyor.

Bir Çinçila kürkü için kaç deri kullanılıyor?

Çinçila kürkündeki ölçüye ve tasarımın şekline göre değişir kaç deri kullanıldığı. Çiftliğimizde görebileceğiniz mont şeklinde olan kürke 50 adet kullanılmıştır. Eğer Bülent Ersoy’daki gibi omuzdan topuklara kadar olan bir kürk tasarlanırsa 100 adet civarında deri kullanılır.

Sadece kürk yapımında mı kullanılıyor Çinçila derisi?

Hayır. Bizim piyasa araştırmalarımıza göre bayan çantası, koltuk kılıfı, yatak örtüsü, antika süslemeler, hatıralık, reklam amaçlı eşantiyonlar gibi kullanım alanları var. Mesela geçenlerde bize gelen teklifte lüks bir otelin süitlerindeki aynalara yapılan kadın figürlerine taç olarak Çinçila postu düşünülüyordu. Çinçilya ürünlerine örnekler görmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Eti yenir mi bu hayvanların?

Ülkemizdeki üretim kapasitesi dikkate alındığında etini değerlendirmek mümkün değildir. Zaten kemik ve bağırsaktır yapı olarak bu hayvanlar. Ortalama ağırlığı sadece 600gr olan bir hayvanın etinden faydalanmak için et üzerine kurulan bir tesise her gün yüzlerce Çinçilla gelmesi gerekir. Kedi-köpek maması yapmak teoride mümkün ama her şey kapasitede düğümleniyor. Şu andaki durumu merak ediyorsanız sadece kendi köpeklerimize mama oluyor etleri. Kemiğinden süs eşyası yapıldığını iddia edenler olursa etini de bedava verebiliriz ve ürünü de görmek isteriz doğrusu. Bıyığından makyaj fırçası yapılıyor diye kimse size çıkarıp da bıyık parası ödemeyeceği gibi, etinden ve kemiğinden para kazanmanız da şu anki üretim kapasitesiyle çok zordur.

Çinçilyanın eti başka ülkelerde değerlendirilmez mi?

Duyumlarımıza göre Uzakdoğu’da Çinçilya eti oldukça popüler. Bizdeki fındık reklamlarını anımsatan bir hikayesi vardır. Çünkü bu hayvanlardaki çiftleşme süresi ve ereksiyon halindeyken cinsel organın kendi boyuna yakın olması Uzakdoğu’da değişik şekilde algılanmıştır. Çinçila eti yiyen bir kişinin o hayvanın cinsel gücünü alacağını düşünüp psikolojik olarak afrodizyak etkisi umanlar bu talebi artırmış olabilir.

İlginç gerçekten. Bilimsel açıklaması var mıdır bu durumun?

O kadarını bilmiyorum ancak bizim gözlemlerimize göre Çinçilyanın birbirine kur yapması bazen 3 saat sürüyor. Dişi ve erkek Çinçilya arasındaki farkı nasıl anlarım diye merak ediyorsanız bu sayfadan öğrenebilirsiniz.

Araştırmalarıma göre dünyadaki Çinçilla kürkü talebinin ancak %30’u karşılanıyormuş? Doğru olabilir mi acaba?

İlk zamanlarda ülkemizde Çinçilla pazarlamak isteyen her firmanın broşürlerinde bu cümle yer almıştır. Bir kişi de çıkıp “kardeşim bu iddianızın kaynağı nedir, bu araştırmayı kim ve ne zaman yapmıştır?” diye merak etmiş midir sizce? Bazı yabancı sitelerdeki bilgilere göre böyle bir araştırma yapılmıştır ancak tarihine dikkat ediniz. 1973 yılında Almanya’da yapılan bir araştırmayı güncelmiş gibi sunmanın kime ne yararı olabilir acaba? Çinçilla piyasası günümüzde cazibesinden bir şey kaybetmiş olmasa bile %30 rakamı bize göre ciddiyetten uzaktır. Bu tür rakamlar kullanıldığında yer ve zaman belirtilmesi inandırıcılığı artırır.

Çin faktörü etkilemiyor mu Çinçila piyasasını?

O konu ilginç biraz. Çin ve uzakdoğudaki ülkelerde Çinçilya üretimi yaygın değil. Muhtemelen sıcak ve nemli iklim engel oluyor. Sadece Rex tavşanı üretip kürklerine Çinçilya deseni vurmak suretiyle taklit Çinçilla kürkü üretiyorlar o kadar. Diğer ilginç nokta ise, son yıllarda Çinçilya derilerine en çok talep gelen yerin Hong Kong olmasıdır. Uzakdoğu’daki kürk konfeksiyoncuları Japon piyasasına ağırlık verdikleri için bu talep artıyor. Arz ve talebin buluşmasında kolaylık olması amacıyla Finlandiya’daki kürk borsasının yılda 2 defa Hong Kong’da ihale düzenlemeyi planlaması kürke olan talebin yarıdan fazlasının Çin ve Rusya’dan gelmesi nedeniyledir. Türkiye’nin önde gelen kürk konfeksiyoncularının anlattığına bakılırsa, kürk borsalarındaki ihalelere katılan her 100 alıcıdan 50 kişisi Çinli, 30’u Rus, geri kalanı da Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden gelen alıcılardır.

Siz ürettiğiniz derileri ne yapıyorsunuz?

Mevcut durumda ham deri olarak ihraç ediyoruz. Kapasitemizin yeterli olduğunu düşündüğümüz zaman işlenmiş deri olarak satacağız.

Sizin uzun vadeli hedefiniz nedir bu konuda?

Er veya geç bu iş Türkiye’de yerleşecektir. Nasıl ki Ukraynalı, Moldovyalı bu işten para kazanıyorsa, Türkler de pekala yapabilir. Bizim nihai hedefimiz konfeksiyonda vitrine çıkarak Çinçilla kürkünde marka yaratmaktır. Bu işe soyunup kendi markamızın arkasında durmak için Türkiye’deki ham post üretimi bize göre yılda 30 bin adet civarında olmalıdır. Az sayıdaki Çinçilya üretimiyle kürk konfeksiyonuna girmek mümkün değildir. Bu sitedeki ürünleri Türkiye’de imal etmek ve yurtdışına pazarlamak birçok kişiye hayalinden fazlasını kazandırabilir.

Türkiye’deki diğer ihraç mallarına göre avantajları nelerdir?

En önemli avantajı %100 öz kaynaklardan üretilmesidir. Yani Çinçilya yetiştirmek için gereken tüm ihtiyaçlar ülkemizde mevcut olduğundan yurtdışına satıldığında gelen tamamen yabancı para girişidir. Bazı sektörlerde olduğu gibi bir ürünü yarı mamul olarak ithal edip sadece işçilik yaparak ihraç etmekten farklıdır. Diğer avantajı nakliyedir. 500 adet Çinçilya derisi ambalajlı haliyle 16kg civarında olur ve kargoyla dünyanın her yerine birkaç günde gidebilir.

Madem bir Çinçila yılda 2 defa doğum yapıyor ve doğum başına 2-3 yavru veriyor, neden toplam mevcut katlanarak artmıyor ya da piyasası şişmiyor?

Püf noktayı fark etmek çok önemlidir bu işin geleceğine bakarken. Hedef piyasa kürk sektörüdür. Yani derisi alınan hayvan yok oluyor. Eğer yok olan hayvanın yerine yenisi üretilmezse, bu defa piyasada fiyatlar yukarı gider. Ayrıca pet shoplar evcil hayvan olarak Çinçila ihtiyaçlarını üreticilerden tedarik ediyor. Dolayısıyla evde bakılan Çinçilyaların da üretime katkısı olmaz. Damızlıkta kullanılan hayvanların herhangi bir sebeple öldüğü durumlarda ise, yeni yetişen yavrulardan eksikler tamamlanır. Yani bugün doğan bir yavru büyüdüğü zaman kürkü alınmaz veya pet shopa satılmaz ise, çiftlikte ölen eksik damızlık da yoksa ancak o durumda yeni aile kurularak toplam damızlık mevcuduna ilavesi mümkün oluyor. Türkiye’de fazla yaygın değil ama Avrupa’da evcil hayvan olarak yok satıyor.

Doğan yavrularda dişi-erkek oranı nedir?

Bazen 3 yavru doğduğunda hepsi dişi olabiliyor. Fakat hepsi erkek de olabilir. Yıl içerisindeki toplam yavru sayısına bakıldığında dişi-erkek oranı genellikle eşittir. Erkek yavruların üretim kapasitesini arttırmaya pek katkısı olmaz.

Toplu ölümler yaşanır mı bu işte?

Hayır. Çinçilya memeli hayvanlar grubuna dahildir. Bulaşıcı bir hastalıktan dolayı toplu ölüm yaşanmaz. Fakat insan kusurundan kaynaklanan ölümler oldu geçmiş yıllarda. Sözleşmeli sistem adı altında Çinçilla pazarlayan bazı firmaların başarılı olmasını istemediği üreticilere içeriği belli olmayan yemler gönderip birkaç gün içinde dişi hayvanların kanamalı bir hastalıktan öldüğüne dair mağdurlar tarafından ortaya atılan iddialar dikkat çekicidir. Çünkü hayvanlar ölünce geriye alınması gereken yavru da olmaz. Google’da arayınca bu durumla ilgili bir çalışma bulabilirsiniz. Normal şartlarda Çinçilyanın ölüm sebebi diğer tavşanlarda olduğu gibi ishal, kabızlık veya doğum sırasında yavrunun çıkamayışı, düşük gibi durumlardır. Bir yıl içerisinde doğan yavruların ölüm oranı %10’a kadar makul sayılır.

Her dişi Çinçilla damızlık olmuyor mu?

Diğer hayvancılık türlerinde olduğu gibi seçici davranmak üreticinin kazancını doğrudan etkiler. Teoride her dişi hayvan yavrular ancak bir yılda tek yavru veren hayvanın da üreticiye ekonomik faydası olmayacağı açıktır. Bu yüzden diğerlerine göre daha iri yapılı ve göze hoş gelen hayvanlar damızlık olarak seçilmelidir. Buna rağmen ilk birkaç yıl üreticiler genellikle tüm dişi yavruları kendisine ayırıyor.

Kapasitemi kısa sürede artırmak için üreteceğim erkek yavruları size verip dişi yavrularla değiştirmek istesem bu mümkün olur mu?

Bu soruya evet cevabı versek bile sizin reklam kokan bir vaat olduğunu düşünmeniz gerekir. Çünkü başka üreticilerdeki dişi-erkek yavru oranı da genellikle eşittir ve kimse sürekli dişi hayvan üretemiyor maalesef. Biz her isteyene erkek yavru karşılığında dişi yavru veririz demek için mevcutta sürekli ihtiyaç fazlası dişi yavru bulundurmamız gerekir. Fakat arada bir değiştirdiğimiz oluyor. Bazen de 2 erkek yavruya bir dişi yavru veriyoruz. Her zaman değiştiririz diyerek söz vermek doğru olmaz.

Bu işin yasal yönden üreticiyi bağlayan kısmı nedir?

Biz damızlıklar için fatura kesiyoruz ve üreticiden hayvan toplarken de müstahsil makbuzu düzenliyoruz o kadar. Üretici isterse bulunduğu bölgede vergi dairesine bilgi verebilir.

Bir ailenin fiyatı ne kadar?

İnternet sitemizin alışveriş sayfasında yazan rakam ve garantiler her zaman geçerlidir. Bu fiyatlar ve garantiler yıldan yıla veya kişiye göre değişmez. Çinçila üretiminin en iyi taraflarından birisi fiyat istikrarıdır.

Damızlık fiyatıyla geriye alış fiyatınız neden farklı?

Damızlıktan kasıt bir yaşından büyük ve üremeye uygun hayvandır. Oysa üreticilerden topladıklarımız genellikle erkek yavrulardır ve kürkünden başka bir değerlendirme şansı yoktur. Damızlık alırken siz kürküne değil, üretkenliğine para ödemiş oluyorsunuz. Biz sizden toplarken derisine para ödemiş oluyoruz. Damızlık aile diyerek herhangi 4 dişi yavru ve herhangi bir erkeği tutup size vermiyoruz. Belli aşamalardan geçiyor üreticilere verilen damızlık aileler. Üstelik teslim tarihinden itibaren 2 ay içinde ölen olursa yenisi ücretsiz veriliyor.

Yani biz de aile kurup size daha pahalıya satabilir miyiz?

Mümkün tabii. Bizdeki mevcudun talebi karşılamadığı durumlarda diğer üreticilerden aile aldığımız da oluyor.

Peki sizden sadece yavru alıp kendimiz aile oluşturabilir miyiz?

Olabilir. Damızlık aile fiyatı pahalı geliyorsa ve üretimde kısa vadeli hedefiniz yoksa 5-6 aylık yavrulardan alıp kendiniz aile oluşturabilirsiniz. Damızlık aile alanlar biraz fazla para ödüyor olabilir ama zamanı satın almış oluyorlar. Yavru alıp bu işe başlayanların düzen oturtması bazen bir yılı bulurken faal aile alanlar aynı sürede yeni yavrularını büyütmüş oluyorlar.

Sizden daha ucuza satan yerler de var, daha pahalıya satanlar da gördüğüm kadarıyla. Bu fark nerden kaynaklanıyor?

Ticarette serbest piyasa kuralları geçerli olduğuna göre herkes malını istediği fiyata satabilir. Sizin cevabını bulmanız gereken asıl soru hangi kriterlere göre ucuz veya pahalı olduğudur. Yeni kafes yerine kullanılmış kafesle birlikte yaşlı veya hasta hayvanlarını elden çıkarmak isteyenler yahut para edecek durumda hayvanı olmadığı halde bunu gizleyenler de pekala malını elden çıkarmak isteyebilir. Bazen de erkek yavruları bize satıp, dişi yavruları biraz daha pahalıya satmak için piyasada yer arayanlar olabilir. Bizden pahalıya satmak isteyenlerin ise, size neler vaad ettiğini ve gerçekleşme olasılıklarını iyice tartmanız tercihinize kalmıştır.

Elimdeki birikimi Çinçilla üretiminde kullanmak istesem en avantajlı yöntem nasıldır sizce?

Şöyle veya bu şekilde davranmalısınız diyerek yönlendirmek olmaz bizde. Sadece o anki şartlara göre seçenekler sunarız. Standart fiyatlarımız bellidir. Pahalı gelenler yavru almayı tercih edebilir. Bazen de kendisine göre nedenleri olup işini devretmek isteyenler olduğunda alıcı ve satıcıyı burada buluşturup uygun bir rakamda devren satılmasına aracılık ediyoruz. Bir nevi ücretsiz borsa hizmetimizdir bu. Yani sizin niyetiniz kesinleştiğinde beklentinize uygun bir seçeneğin bizde bulunması büyük ihtimaldir.

Diyelim siz alım yapmayı durdurdunuz ya da bu işi bıraktınız, o zaman kime ve nasıl satabilirim hayvanlarımı?

Hem bu işi yaptığımızı iddia edip, hem de almıyoruz demek tuhaf bir çelişki olur. Biz bu piyasada var olmak istiyorsak üreticilerin hayvanlarını almak zorundayız. Eğer kendi isteğimizle piyasadan çekildiğimiz durum olursa, bu defa bizimle çalışan en büyük üretici liderliği devralır. Çünkü bizim üreticilerimiz birbirini tanıyor ve kimse mağdur edilmez. Ayrıca bahsettiğimiz geriye alış fiyatı olan yavru başına ortalama 35-40 Euro her ülkede geçerlidir ve zarar etmeniz söz konusu olmaz. Zeytinburnu’nda biraz araştırma yaparsanız yurtdışından Çinçilla derisi alıp işleyen firmalar da bulabilirsiniz.

Ya biz işi bırakıp hayvanları elden çıkarmak istersek ne olur?

Biz alırsak kürküne göre değer biçeriz. Fakat üretici mağdur olmasın diye başka seçeneklerimiz de var. Örneğin işini devretmek isteyen üreticiyle kapasitesini büyütmek isteyen üreticileri tanıştırıp nispeten daha iyi bir fiyata alışveriş olmasını sağlamak mümkündür. Yahut hayvanlarını bize getirenlere kürk fiyatı üzerinden ödeme yapmak yerine birkaç ay vade koyarak damızlık aile fiyatı üzerinden değerlendirmemiz seçenek dahilindedir.

Biz damızlıkları başka yerden alsak, yavruları size satabilir miyiz?

İhtiyaca göre durumu değerlendiririz. Bizim üreticilerimiz haricindekilerin yavru satmak için Turgutlu’ya gelmeleri şarttır. Çünkü ne zamandan beri bu işle uğraştığına ve hayvanların gerçek sahibi olduğuna bizi ikna etmeleri gerekir. Takdir edersiniz ki, kaynağı belli olmayan bir ürünü alıp satmak ilerde sorun yaratabilir. Bir de şunu göz önünde bulundurmakta fayda vardır. Kendi üreticilerimize gösterilen ilgi ve fiyat politikası sonradan bize gelenlere gösterilmez. Öncelik her zaman kendi üreticilerimizin olur.

Ürettiğimiz yavrulardan kendimiz aile oluşturabilir miyiz?

Tabii. Üretimdeki püf noktaları zaten yazılı olarak veriyoruz hayvanlarla birlikte. Yeni damızlık aileler oluştururken birkaç ayrıntıya dikkat etmeniz yeterlidir. Dileyen üreticiler burada uygulama yapabiliyor.

Kan bağı sorun mudur gerçekten?

Ülkemizde gereğinden fazla abartıldı bu konu. Oysa dünyadaki tüm Çinçilyaların kökeni 1923 yılında doğadan toplanmış olan 3 adet dişi ile 8 adet erkek Çinçilyadır. Ayrıca genetikle ilgili araştırmalar yaparsanız saf ırk elde etmek isteyen üreticilerin babayla kızını çiftleştirmesi önerilir. Yarış atlarında bu uygulama yaygındır mesela. Çinçilya üretiminde yabancı erkek sorunu olmaz. Çünkü üretimde erkek fazlası olduğundan kardeş hayvanları çiftleştirmek zorunda kalınmaz. Elinde az hayvanı olan yeni üreticiler erkek yavru değiştirmek isterse en yakınındaki üreticiyle veya bizimle ücretsiz değiştirebilir.

Kendimiz yeni damızlık aile oluştururken nelere dikkat etmeliyiz?

Birkaç noktaya dikkat etmeniz yeterli olur. İlk bakışta gözünüze diğerlerinden daha iyi durumda görünen hayvanları tercih etmelisiniz. Yani tüy sıklığı, renk dağılımı, parlaklık, iri görünüm ve anne-babanın üreme durumu damızlıkta tercih nedenidir. Dört dişi Çinçilya kardeş olsa bile damızlık erkek başka bir aileden seçilebilir veya en yakındaki üreticiyle ya da bizimle değiştirilebilir.

Bu işin riskleri nedir Neki bey?

İklim bakımından diyorsanız 40 derecede ölür bu hayvanlar. Bu yüzden sıcak bölgelerde yaz aylarında klima bulundurmak gerekiyor. 38 derecedir vücut ısıları ve terleme olmadığı için aşırı sıcaktan ölebilirler. Bazen de annenin sütü yetmeyebilir ve yavrular açlıktan ölebilir. İshal, kabızlık, düşük, yaralanmalar vs. olağandır her türlü hayvan üretiminde. Pazar konusunda risk yok ama hangi fiyatlarla yola çıktığınız ve başlangıçtaki yatırım miktarınız ile satın aldığınız hayvanların kürk kalitesi önem taşır. Piyasadaki rayiç bedelleri göz ardı ederek hayali rakamlarla beklentiye girerseniz o da risktir. Bir de dövizin durumu etkiler kazanç oranını. Dövizin yüksek olduğu dönemlerde bu işin cazibesi ve kazancı artar.

Ben Çinçilya almaya karar verdiğimde en çok nelere dikkat etmeliyim?

Bütçenize uygun fiyat aramanız gayet doğaldır. Ancak bu işte tecrübeniz yok ise, sadece fiyata odaklanıp diğer faktörleri göz ardı etmeniz sizi yanıltabilir. Ucuz sandığınız bir mal veya hizmetin uzun vadede size maliyeti pahalı sandığınız başka bir ürün veya hizmetten daha fazla olabilir. Piyasada bulacağınız bu konuyla ilgili herhangi bir mal veya hizmetin fiyatının hangi kriterlere göre değerlendirileceğini anlamak için şunlara dikkat edebilirsiniz:

a)    Çinçilya almaya karar verdiğinizde alacağınız hayvanların dişlerine mutlaka bakın. Sağlıklı bir Çinçilyanın dişleri portakal sarısına yakın renkte olur. İnsan dişine benzer beyazlıkta dişleri olan Çinçilya ise, sağlık yönünden risk taşır. Ayrıca almayı düşündüğünüz hayvanlara karşıdan bakıldığında hafif balıketi kıvamı belli olmalıdır. Elinize aldığınızda özellikle sırtındaki kemiklerin elinize batacak gibi olduğunu hissederseniz o hayvan bakımsızdır. Diğer sağlık göstergelerinden birisi de tüy sıklığı ve parlaklığıdır. Temiz ve sağlıklı bir ortamda üretilen Çinçilya göze daha hoş görünür. Kürkündeki renk dağılımı sırtta en koyu olmak üzere karın bölgesine doğru açılarak beyazlaşmalıdır. Kürkünde hiçbir yara bere izi olmamalıdır. Kulak, burun ve göz çevresinde tüy dökülmesi olup görüntüsü çirkin olan hayvanlar para etmez.

b)    Çinçilya alırken kafeslerin ölçüsüne ve kullanılan malzemeye dikkat etmelisiniz. Damızlık kafesleri ne kadar büyük olursa, bu işten alınan verim yükselir. 19x19x2.05mm ölçülerindeki telden imal edilen kafesler en az 10 yıl kullanılabilir. Daha ince telden olup kolay paslanabilen ve küçük ölçüdeki nispeten dayanıksız kafesler hem nakliyede hem de üretimde sorun yaratabilir.

c)     Kulaktan dolma bilgilerden veya basında gözünüze takılan haber ve ilanlardan etkilenmeniz normaldir. Ancak bu bilgileri mantığınızdan süzerek “acaba doğru mu?” sorusuna cevap aramanız menfaatinize olur. Laftan ziyade uygulamayı ve örnek üreticiler görmeyi deneyin. Örnek üreticilerin en az 5 yıl ve üzerinde faaliyet göstermesi güvenilirliği artırır. Çünkü ilk birkaç yıl üreticinin büyüme dönemi olduğundan yavru geriye satışı azdır. Fakat uzun zamandır aynı işi yapan üreticilerin referans olması pazar konusunda sıkıntı olmadığına işarettir.

d)    Piyasada kendisine yer edinmiş ve belli bir çevresi olan kurum veya kişilerden hayvan almak her zaman daha güvenlidir. Çünkü size yapılacak bir yanlışın piyasadaki itibarlarına da gölge düşüreceği açıktır.

e)    Çinçilya satın almayı düşündüğünüz üretim yerinde bulunan hayvanların genel görünümüne dikkat edin. Keyifsiz veya kürkü deforme olmuş ya da bakımsız görünen hayvanlar gözünüze çarparsa anlayın ki o üretim ortamında bir şeyler eksiktir. Almayı düşündüğünüz hayvanların kulak ve cinsel organlarından yaşlı olup olmadığını anlayabilirsiniz. Anatomik yapı hakkında detaylar için buraya tıklayabilirsiniz.

f) Ticari amaçlı olarak bu işe girmeyi düşünüyorsanız hayvanları aldığınız yerden bazı garantiler isteyebilirsiniz. Örneğin ürettiğiniz yavruların hangi şartlarda ve kaç paraya geriye alacağını açıkça ortaya koyabilirsiniz. Geriye alım hizmeti yoksa o ilişkinin yürümeyeceği bellidir. Bu işten anlamadıkları için sadece fiyata bakıp aslında kürk olarak hiçbir değeri olmayan hayvanları aldıktan sonra hayal kırıklığına uğrayanların da olduğu dikkate alınmalıdır.

Araştırmalarıma göre elindeki hayvanları toptan devretmek isteyenler de var. Nispeten daha ucuz gibi görünüyor ama dezavantajları da olur mu acaba?

Toptan devraldığınız hayvanları pazarlayacak yeriniz varsa diğer şartları da gözden geçirebilirsiniz. Eğer bu işten anladığınızı düşünüyorsanız toptan devretmek isteyen üretici arkadaşlar olduğunda yukarıda bahsedilen kriterlere göre seçmece almak istediğinizi belirtin. Yani iyi durumdaki hayvana iyi para teklif edin. Neticede kiloyla satılan bir hayvan değil Çinçilya. Ürünü sadece kürküdür. Kürkünün para edeceği ideal dönem ise 8-12 aylık hayvanlardır. Uygun yemle beslenmeyen, kötü şartlarda barındırılan veya uzun süre kum banyosu yapmamış olan hayvanların değeri işine özen gösteren üreticilerinkiyle aynı olmaz. Doğurganlığa para öderim derseniz o durumda hangilerinin damızlık niteliğinde olduğuna bakmalısınız. Çinçilyanın ömrü 15 yıl civarı olsa bile 7-8 yaşından sonra verimde kayıp olacağını göz önüne almalısınız. Kafeslerin çürük veya sağlam olması yanında standartlara uygunluğu da fiyatı etkiler. Bir de toptan devretmenin sebebini iyice anlamaya çalışın. Çünkü para edecek durumda hayvanı olan herkese kapımız açıktır ve bizden yana bir şikayet veya rahatsızlık varsa bilmek isteriz. Geçmiş yıllarda “ucuz damızlık” vaadiyle bu işten anlamayanlara dişi yerine erkek hayvanları satanlar olduğu duyumlarımız arasındadır. Çinçilyanın rengine bakarak dişi veya erkek olduğu anlaşılmaz.

Bu iş için devlet teşviği veya banka kredisi alabilir miyim?

Biraz zor. Banka size Çinçilya üretin diye kredi vermez. İpotek karşılığında işletme kredisi verir. Tarım Bakanlığı mevzuatında böyle bir işkolu bildiğimiz kadarıyla maalesef teşvik kapsamında değil. Bireysel girişimlerinizden sonuç alacağınıza güveniyorsanız uygun bir projeyle şansınızı deneyebilirsiniz.

Duyduğuma göre Kaymakamlıkların 10 bin YTL’ye kadar destek sağladığı oluyormuş girişimcilere. Çinçilya üretimi için verirler mi acaba?

Bazen bize bu amaçla hazırlanmış projeler geliyor girişimcilerden. Bu projelerde danışmanlık, üretim için gerekli bilgi ve ekipman desteğinin yanında geriye alım için pazarlama garantisi de veriyoruz. Projenin onaylanması halinde girişimciye hayvanları biz tedarik edeceğimizi belirtiyoruz. Bu projeleri hazırlayanların hiçbir sosyal güvencesi olmaması gerekiyor.

Web sitenizde uygulamalı eğitim imkanından bahsediyorsunuz. Zaman sınırı veya başka şartlar aranıyor mu bu durumda?

Dileyen herkes çiftliğimize gelip ortamı görebilir ve fikir alışverişi yapabilir ancak birkaç gün süreyle uygulama yapmak isteyenlerin yatırım kararı verdikten sonra misafirimiz olması uygundur. Ben Çinçila üretimi yapmayı düşünüyorum diyen herkese çiftlikte uygulama imkanı mümkün değildir. Üretici adaylarının çiftlik çalışanlarıyla birlikte hayvan bakımı, kafes imalatı, deri çıkarma, yem hazırlama vs. işlerinde faaliyet göstermeleri gerekiyor.

Gerçekten çok açık sözlüsünüz. Yanlış anlamayın fakat girişimcilere bu kadar çok şey öğretmiş olmakla bir bakıma kendinize rakip yaratmış olmuyor musunuz?

Bu kazık bir soru değil merak etmeyin. Ticarette rekabet her zaman olmalıdır makul ölçülerde. Bizim her şeyi öğretmiş olmamız herkesin bu işi aynı özenle yapacağı anlamına gelmiyor. Her yiğidin yoğurt yemesi gibi bir durum söz konusudur netice itibarıyla. Kaldı ki bu işte az sayıda hayvan üretip bize rakip olmak kolay değildir. Keşke bizim gibi firmalar ve üreticiler çoğalsa da yurtdışına ham post yerine işlenmiş kürk satacak seviyeye gelip daha büyük rakamlarla döviz girişi sağlasak diye düşünürüz her zaman. Bizim üreticilerimizin arasından sıyrılıp bizi geçenler olursa, gurur duyarız. Serbest piyasa şartlarında rekabet yok edici değil, geliştirici olduğunda herkes kazanır. 100 yıldır dünyada meslek olarak yapılan bu işkolu şişmediyse ve cazibesinden bir şey kaybetmediyse, anlayın ki daha çok firma kaldırır. Pazar büyüdükçe üretici ve şirket sayısının artması doğaldır.

Çiftliğinizi ziyaret etmek istesek randevu almaya gerek var mı?

Randevuya gerek yok. Fakat bazen şehir dışına çıktığımız için bir gün önceden haber vermeniz daha iyi olur. Turgutlu’da olduğumuz garanti olsun diye cepten arayabilirsiniz. 0505 9392401-Neki KURTULMUŞ

Adresiniz internette yazan yer midir?

Anayola yakındır çiftlik. İzmir yönünden gelişte ilk trafik ışıklarında Erbiller Sanayi sitesi ve Turgutlu Cezaevi vardır. Oraya geldiğinizde bize telefon etmeniz veya orada birilerine sormanız yeterlidir.

İlginize teşekkür ederim.

Rica ederim. Her zaman fikir alışverişi mümkündür.

Her gece saat 21'den sonra MSN'deyiz.

E-mail: nekytr@hotmail.com     Gsm: 0505 939 24 01